Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Hostbine Bilişim
Foto Galeri
Video Galeri
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.220
Sitemizi bugün 2031 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 4462401 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu :

UZM. DR. ÖZDERYA, ŞEKER HASTALIĞINA DİKKAT ÇEKTİ
20 Temmuz 2011 Çarşamba 20:33
Şırnak Devlet Hastanesi Endokrin Uzmanı Uzman Doktor Ayşenur Özderya diyabet hastalığı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
ŞIRNAKHABER-Şırnak Devlet Hastanesi Endokrin Uzmanı Uzman Doktor Ayşenur Özderya diyabet hastalığı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Diyabet"in (şeker hastalığı), ülkemizde 10 milyondan daha fazla insanı doğrudan ilgilendirdiğini belirten Uzman Doktor Ayşenur Özderya şunları dile getirdi; “Diyabet (şeker hastalığı), ülkemizde 10 milyondan daha fazla insanı doğrudan ilgilendiren, her yaşta ortaya çıkabilen, yaşam boyu süren ve iyi tedavi edilmediği zaman toplumsal olarak çok önemli sorunlara yol açan; buna karşın iyi tedavi edildiğinde, sağlıklı ve uzun bir yaşamın sürdürülebildiği bir hastalıktır. Bu hastalık pankreas adını verdiğimiz organımızdan salgılanan insülin hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucu oluşmaktadır. insülin olmadan, vücudumuz alınan gıdaları istenilen şekilde kullanamaz. Bu durum kandaki glukozun (şekerin) yükselmesine neden olur. Eğer insülin hormonu tamamen eksikse bu diyabete "Tip 1 diyabet (insüline bağımlı diyabet)" denir. Genellikle çocuk veya genç yaştaki hastalarda görülür. Eğer insülin hormonu var, ama miktarı azsa veya dokularda insüline karşı direnç varsa, bu diyabete de "Tip 2 diyabet (insüline bağımlı olmayan diyabet)" denir. Genellikle 35 yaşından sonra görülür. Tip 1 diyabetli hastalar yaşam boyu insülin kullanmak zorundadırlar. Tip 2 diyabetli hastalar ise diyet, egzersiz ve ağızdan alınan ilaçlarla tedavi edilebilir. Gerekirse hastalığın ilerleyen dönemlerinde insülin kullanabilirler” dedi.
DİYABET NEDEN OLUŞUR?
Diyabetin neden ve nasıl oluştuğuna dikkat çeken Uzman Doktor Özderya; “1- Pankreasta insülin yapan hücrelerin tahrip olması. 2-Genetik faktörler. 3-Dış etkenlerdir. Tip 1 diyabet, genetik olarak yatkın kişilerde vücudu virüslere ve bakterilere karşı koruyan doğal savunma sisteminin, pankreasta insülin yapan hücreleri tahrip etmeye başlaması ile oluşur. Buna neyin sebep olduğu henüz kesin olarak bilinmemektedir. Bazı dış etkenler (fiziksel, kimyasal nedenler) de diyabete neden olabilir” dedi.
Günlük yaşamda gerekli aktiviteleri sürdürebilmemiz için vücudumuz "Glukoz" adı verilen bir tür şekere ihtiyaç duyduğunu belirten Uzm. Dr. Özderya; “Glukoz vücudumuza karbonhidratlı yiyeceklerle alınır ve sindirim sisteminde emilerek kana karışır. Kandaki glukozun enerji olarak kullanılabilmesi için hücre içine girmesi gerekir. Glukozu hücre içine ancak "Pankreas" adlı organımızdan salgılanan "insülin" sokar. Hücre içine giren glukoz enerji elde etmek için kullanılır. Diyabeti olmayan kişilerin vücudu yeteri kadar insülin salgıladığı için kan şekerini olması gereken seviyede tutar. Bunu nasıl yaptığını görelim:
Kan şekeri yemeklerden sonra yükselir. Kan şekerinin yükselmesi ile insülin salgılanır. İnsülin anahtar görevi görerek hücrelerin kapılarını açar ve şekerin hücre içine girmesini sağlar. Böylece kan şekeri normal seviyelere (70- 100 mg/dı) döner” dedi.
TİP 1 DİYABETİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Uzman Doktor Ayşenur Özderya; “İnsülin olmadığında besinler enerjiye dönüşemediğinden vücut depoladığı yağ ve kas deposundan şeker yapmaya çalışır. Bu işlem sırasında keton cisimcikleri denen atık maddeler ortaya çıkar ve kanda birikerek ketoasidoz denilen tehlikeli duruma neden olurlar. Keton cisimcikleri kanda belirli miktarın üstüne çıktığında değişik belirtiler ortaya çıkar: Bulantı, kusma, karın ağrısı, derin soluk alma, ağızda aseton kokusu, baygınlık hissi ve dalgınlık, kilo kaybıdır. Kan şekerinin yükselmesine bağlı olarakta şu belirtiler görülebilir: Sık ve bol idrara çıkma, sıvı kaybı, susama, ağız kuruması, ciltte kuruluk” dedi.
TİP 2 DİYABETİN BELİRTİLERİ NELEDİR?
Uzm. Dr. Özderya; “Yorgunluk, çok yemek yemek ve açlık hissetmek, sık ve bol idrar yapmak, ağız kurluğu ve çok su içmek, sık sık ateşli hastalıklar geçirmek, ellerde ve ayaklarda karıncalaşma ve uyuşma, görme bulanıklığı, cinsel sorunlar, yaraların geç iyileşmesidir. Tedavisinde oral antidiyabetikler, beslenme tedavisi ve egzersiz ile kan şekeri kontrol edilemiyorsa ve vücudun insülin üretimi iyice azaldıysa insülin tedavisine geçmek gerekir” dedi.
GESTASYONEL DİYABET NE DEMEKTİR?
Gestasyonel diyabetin ilk defa gebelik sırasında saptanmış kan şekeri yüksekliği olduğunu belirten Uzm. Dr. Özderya; “Gestasyonel diyabetlide gebelik öncesinde diyabet yoktur. Gebelik sırasında bazı hormonlar bebeğin gelişimi için normalden daha fazla salgılanır ve buda kan şekerini yükselmesine neden olur. Gebeliğin 24 -28 haftaları arasında tarama testi uygulanması gerekir. Bu tarama testinde önce 50 gr şeker yüklemesi yapılır. Test günün herhangi bir saatinde suda eritilen 50 gr şeker alındıktan 1 saat sonraki kan şekeri değerini bakılmasından ibarettir. Sonuç 140 mg\dl altında ise gebede gestasyonel diyabet yoktur. Eğer sonuç 140 mg\dl üstünde ise gebeye 100 gr lık 2. bir seker yüklemesi yapılır ve bunun sonuçlarına göre karar verilir” dedi.
DİYABET OLUNCA NE DEĞİŞİR?
Diyabet olunca insanda ne gibi değişimlerin olacağına dikkat çeken Uzman Doktor Ayşenur Özderya; “İnsülin anahtar görevi görerek hücre kapılarını açıyordu. Ancak şimdi diyabetiniz olduğu için, hücrelerin kapılarını açan bu anahtarlardan yeterli miktarda yararlanamayacaksınız. Şeker, kas ve diğer hücrelerin içine enerji üretmek üzere giremeyince kendinizi yorgun hissedersiniz. Diğer taraftan şeker hücre içine giremediği için kanda şeker miktarınız yükselmeye başlar” dedi.
KAN ŞEKERİNİN YÜKSELMESİ NEDEN TEHLİKELİDİR?
Vücut fonksiyonlarımızın normal şekilde idame edebilmesi için kan şekerimizin belirli aralık içinde olması gerektiğine (açlık 70-120mg/dl aralığında, Tokluk (yemek sonrası 2. saat) 140mg/dl"nin altında )dikkat çeken Uzm. Dr. Özderya; “Kan şekerimizin bu değerlerin üzerinde olması uzun vadede özellikle küçük damarlar üzerinde zararlı etkiler oluşturarak özellikle göz, böbrek, kalp, beyin hastalıklarına, el ve ayaklarda uyuşma karıncalanma ve yaralar açılarak kesilmelerine yol açacak derecede ciddi sonuçlar doğurmaktadır” ifadelerini kullandı.
DİYABET HASTASIYSAM NE YAPMALIYIM?
Uzm. Dr. Özderya; “Kan şekerinizi kontrol altında tutmak için daha önce vücudunuzun otomatik olarak yaptıklarını şimdi sizin yapmanız gerekmektedir. Amaç kan şekerini olabildiğince normale yakın seviyede (açlık 70-120mg/dl aralığında, Tokluk (yemek sonrası 2. saat) 140mg/dl"nin altında ) tutmak olduğuna göre, diyabet olmadan önceki insülin salınımını taklit etmeye yönelik en uygun tedavi yapılmalıdır.* Her gün insülin injeksiyonları yapmanız ya da doktorunuzun tavsiye ettiği diyabet ilaçlarını kullanmanız gerekmektedir. insülin injeksiyon sayını ve zamanlamasını ya da ilaç sayısı ve alım zamanını doktorunuz belirleyecektir.* Günde üç ana öğün ve üç ara öğün yiyerek beslenmeniz önemlidir.* Beslenme düzeninizi de diyabet tedavi ekibinizde yer alan diyetisyeniniz ayarlayacaktır” dedi.
FAZLA ŞEKER TÜKETİMİ DİYABET OLMA RİSKİNİ ARTTIRIR MI?
Uzm. Dr. Özdeya; “Diyabet, toplumda şeker hastalığı olarak bilinmekte olup bu yanıltıcı bir tanımlamadır. Diyabet, insülin hormonunun vücutta ya hiç bulunmaması yada bulunmasına rağmen fonksiyon görememesi sonucu oluşan bir hastalık olup, kişinin insülin hormon miktar ve fonksiyonları normal düzeyde ise istediği kadar tatlı yesin diyabet gelişmez. Ancak aşırı karbonhidratlı beslenme kilo artışı ve obeziteye yol açarak insülin direnci ve dolayısıyla da diyabet gelişimine zemin hazırlayabilmektedir” dedi.
HBA1C (GLİKOZİLLENMİŞ HEMOGLOBİN TESTİ) TESTİ NEDİR?
Uzm. Dr. Özderya; “HBA1c testi, Kanda bakılan ve 3 ayda bir yapılan bir testtir. Bu testle ortaya çıkan değer,3-4 aylık geriye dönük olarak kan şeker ortalamalarına göre kan şekerinizin nasıl gittiğine dair fikir verir” dedi.
TOKLUK KAN ŞEKERİNİN ÖNEMİ NEDİR?
Uzman Doktor Ayşenur Özderya; “Tokluk kan şekerinin sürekli yüksek olması damar duvarında hasar yaratır ve damar sertliği oluşumuna zemin hazırlayabilir. bu da kalbi, beyni yada bacakları besleyen damarları etkileyebilir.Bilimsel çalışmaların sonuçlarına göre, tokluk kan şekeri yüksekliği, kalp hastalıkları gelişmesine neden olan önemli bir risk faktörüdür” dedi.
Diyabet"in (şeker hastalığı), ülkemizde 10 milyondan daha fazla insanı doğrudan ilgilendirdiğini belirten Uzman Doktor Ayşenur Özderya şunları dile getirdi; “Diyabet (şeker hastalığı), ülkemizde 10 milyondan daha fazla insanı doğrudan ilgilendiren, her yaşta ortaya çıkabilen, yaşam boyu süren ve iyi tedavi edilmediği zaman toplumsal olarak çok önemli sorunlara yol açan; buna karşın iyi tedavi edildiğinde, sağlıklı ve uzun bir yaşamın sürdürülebildiği bir hastalıktır. Bu hastalık pankreas adını verdiğimiz organımızdan salgılanan insülin hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucu oluşmaktadır. insülin olmadan, vücudumuz alınan gıdaları istenilen şekilde kullanamaz. Bu durum kandaki glukozun (şekerin) yükselmesine neden olur. Eğer insülin hormonu tamamen eksikse bu diyabete "Tip 1 diyabet (insüline bağımlı diyabet)" denir. Genellikle çocuk veya genç yaştaki hastalarda görülür. Eğer insülin hormonu var, ama miktarı azsa veya dokularda insüline karşı direnç varsa, bu diyabete de "Tip 2 diyabet (insüline bağımlı olmayan diyabet)" denir. Genellikle 35 yaşından sonra görülür. Tip 1 diyabetli hastalar yaşam boyu insülin kullanmak zorundadırlar. Tip 2 diyabetli hastalar ise diyet, egzersiz ve ağızdan alınan ilaçlarla tedavi edilebilir. Gerekirse hastalığın ilerleyen dönemlerinde insülin kullanabilirler” dedi.
DİYABET NEDEN OLUŞUR?
Diyabetin neden ve nasıl oluştuğuna dikkat çeken Uzman Doktor Özderya; “1- Pankreasta insülin yapan hücrelerin tahrip olması. 2-Genetik faktörler. 3-Dış etkenlerdir. Tip 1 diyabet, genetik olarak yatkın kişilerde vücudu virüslere ve bakterilere karşı koruyan doğal savunma sisteminin, pankreasta insülin yapan hücreleri tahrip etmeye başlaması ile oluşur. Buna neyin sebep olduğu henüz kesin olarak bilinmemektedir. Bazı dış etkenler (fiziksel, kimyasal nedenler) de diyabete neden olabilir” dedi.
Günlük yaşamda gerekli aktiviteleri sürdürebilmemiz için vücudumuz "Glukoz" adı verilen bir tür şekere ihtiyaç duyduğunu belirten Uzm. Dr. Özderya; “Glukoz vücudumuza karbonhidratlı yiyeceklerle alınır ve sindirim sisteminde emilerek kana karışır. Kandaki glukozun enerji olarak kullanılabilmesi için hücre içine girmesi gerekir. Glukozu hücre içine ancak "Pankreas" adlı organımızdan salgılanan "insülin" sokar. Hücre içine giren glukoz enerji elde etmek için kullanılır. Diyabeti olmayan kişilerin vücudu yeteri kadar insülin salgıladığı için kan şekerini olması gereken seviyede tutar. Bunu nasıl yaptığını görelim:
Kan şekeri yemeklerden sonra yükselir. Kan şekerinin yükselmesi ile insülin salgılanır. İnsülin anahtar görevi görerek hücrelerin kapılarını açar ve şekerin hücre içine girmesini sağlar. Böylece kan şekeri normal seviyelere (70- 100 mg/dı) döner” dedi.
TİP 1 DİYABETİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Uzman Doktor Ayşenur Özderya; “İnsülin olmadığında besinler enerjiye dönüşemediğinden vücut depoladığı yağ ve kas deposundan şeker yapmaya çalışır. Bu işlem sırasında keton cisimcikleri denen atık maddeler ortaya çıkar ve kanda birikerek ketoasidoz denilen tehlikeli duruma neden olurlar. Keton cisimcikleri kanda belirli miktarın üstüne çıktığında değişik belirtiler ortaya çıkar: Bulantı, kusma, karın ağrısı, derin soluk alma, ağızda aseton kokusu, baygınlık hissi ve dalgınlık, kilo kaybıdır. Kan şekerinin yükselmesine bağlı olarakta şu belirtiler görülebilir: Sık ve bol idrara çıkma, sıvı kaybı, susama, ağız kuruması, ciltte kuruluk” dedi.
TİP 2 DİYABETİN BELİRTİLERİ NELEDİR?
Uzm. Dr. Özderya; “Yorgunluk, çok yemek yemek ve açlık hissetmek, sık ve bol idrar yapmak, ağız kurluğu ve çok su içmek, sık sık ateşli hastalıklar geçirmek, ellerde ve ayaklarda karıncalaşma ve uyuşma, görme bulanıklığı, cinsel sorunlar, yaraların geç iyileşmesidir. Tedavisinde oral antidiyabetikler, beslenme tedavisi ve egzersiz ile kan şekeri kontrol edilemiyorsa ve vücudun insülin üretimi iyice azaldıysa insülin tedavisine geçmek gerekir” dedi.
GESTASYONEL DİYABET NE DEMEKTİR?
Gestasyonel diyabetin ilk defa gebelik sırasında saptanmış kan şekeri yüksekliği olduğunu belirten Uzm. Dr. Özderya; “Gestasyonel diyabetlide gebelik öncesinde diyabet yoktur. Gebelik sırasında bazı hormonlar bebeğin gelişimi için normalden daha fazla salgılanır ve buda kan şekerini yükselmesine neden olur. Gebeliğin 24 -28 haftaları arasında tarama testi uygulanması gerekir. Bu tarama testinde önce 50 gr şeker yüklemesi yapılır. Test günün herhangi bir saatinde suda eritilen 50 gr şeker alındıktan 1 saat sonraki kan şekeri değerini bakılmasından ibarettir. Sonuç 140 mg\dl altında ise gebede gestasyonel diyabet yoktur. Eğer sonuç 140 mg\dl üstünde ise gebeye 100 gr lık 2. bir seker yüklemesi yapılır ve bunun sonuçlarına göre karar verilir” dedi.
DİYABET OLUNCA NE DEĞİŞİR?
Diyabet olunca insanda ne gibi değişimlerin olacağına dikkat çeken Uzman Doktor Ayşenur Özderya; “İnsülin anahtar görevi görerek hücre kapılarını açıyordu. Ancak şimdi diyabetiniz olduğu için, hücrelerin kapılarını açan bu anahtarlardan yeterli miktarda yararlanamayacaksınız. Şeker, kas ve diğer hücrelerin içine enerji üretmek üzere giremeyince kendinizi yorgun hissedersiniz. Diğer taraftan şeker hücre içine giremediği için kanda şeker miktarınız yükselmeye başlar” dedi.
KAN ŞEKERİNİN YÜKSELMESİ NEDEN TEHLİKELİDİR?
Vücut fonksiyonlarımızın normal şekilde idame edebilmesi için kan şekerimizin belirli aralık içinde olması gerektiğine (açlık 70-120mg/dl aralığında, Tokluk (yemek sonrası 2. saat) 140mg/dl"nin altında )dikkat çeken Uzm. Dr. Özderya; “Kan şekerimizin bu değerlerin üzerinde olması uzun vadede özellikle küçük damarlar üzerinde zararlı etkiler oluşturarak özellikle göz, böbrek, kalp, beyin hastalıklarına, el ve ayaklarda uyuşma karıncalanma ve yaralar açılarak kesilmelerine yol açacak derecede ciddi sonuçlar doğurmaktadır” ifadelerini kullandı.
DİYABET HASTASIYSAM NE YAPMALIYIM?
Uzm. Dr. Özderya; “Kan şekerinizi kontrol altında tutmak için daha önce vücudunuzun otomatik olarak yaptıklarını şimdi sizin yapmanız gerekmektedir. Amaç kan şekerini olabildiğince normale yakın seviyede (açlık 70-120mg/dl aralığında, Tokluk (yemek sonrası 2. saat) 140mg/dl"nin altında ) tutmak olduğuna göre, diyabet olmadan önceki insülin salınımını taklit etmeye yönelik en uygun tedavi yapılmalıdır.* Her gün insülin injeksiyonları yapmanız ya da doktorunuzun tavsiye ettiği diyabet ilaçlarını kullanmanız gerekmektedir. insülin injeksiyon sayını ve zamanlamasını ya da ilaç sayısı ve alım zamanını doktorunuz belirleyecektir.* Günde üç ana öğün ve üç ara öğün yiyerek beslenmeniz önemlidir.* Beslenme düzeninizi de diyabet tedavi ekibinizde yer alan diyetisyeniniz ayarlayacaktır” dedi.
FAZLA ŞEKER TÜKETİMİ DİYABET OLMA RİSKİNİ ARTTIRIR MI?
Uzm. Dr. Özdeya; “Diyabet, toplumda şeker hastalığı olarak bilinmekte olup bu yanıltıcı bir tanımlamadır. Diyabet, insülin hormonunun vücutta ya hiç bulunmaması yada bulunmasına rağmen fonksiyon görememesi sonucu oluşan bir hastalık olup, kişinin insülin hormon miktar ve fonksiyonları normal düzeyde ise istediği kadar tatlı yesin diyabet gelişmez. Ancak aşırı karbonhidratlı beslenme kilo artışı ve obeziteye yol açarak insülin direnci ve dolayısıyla da diyabet gelişimine zemin hazırlayabilmektedir” dedi.
HBA1C (GLİKOZİLLENMİŞ HEMOGLOBİN TESTİ) TESTİ NEDİR?
Uzm. Dr. Özderya; “HBA1c testi, Kanda bakılan ve 3 ayda bir yapılan bir testtir. Bu testle ortaya çıkan değer,3-4 aylık geriye dönük olarak kan şeker ortalamalarına göre kan şekerinizin nasıl gittiğine dair fikir verir” dedi.
TOKLUK KAN ŞEKERİNİN ÖNEMİ NEDİR?
Uzman Doktor Ayşenur Özderya; “Tokluk kan şekerinin sürekli yüksek olması damar duvarında hasar yaratır ve damar sertliği oluşumuna zemin hazırlayabilir. bu da kalbi, beyni yada bacakları besleyen damarları etkileyebilir.Bilimsel çalışmaların sonuçlarına göre, tokluk kan şekeri yüksekliği, kalp hastalıkları gelişmesine neden olan önemli bir risk faktörüdür” dedi.
Bu haber toplam 3355 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Şırnak Canlı İzle
Günün Karikatürü









Bu habere ilk yorumu siz ekleyin.