Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Hostbine Bilişim
şırnak haber
şırnak
Foto Galeri
Video Galeri
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.222
Sitemizi bugün 2611 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 3641167 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu :

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ SİLAHLARIN SUSMASINI İSTEDİ
22 Temmuz 2010 Perşembe 11:00
Aralarında Şırnak’taki Sivil Toplum Örgütlerinden Şırnak Barosu, Şırnak Tabip Odası ve TSO’nun da bulunduğu Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki 20 ilden 649 sivil toplum örgütü Diyarbakır'da ortak basın açıklaması yaparak TSK’nın operasyonları durdurmasını, PK
ŞIRNAKHABER - İHA- Doğu ve güneydoğudaki 20 ilden aralarında Meslek örgütleri, barolar, sendikalar, dernekler ve iş çevrelerinin de bulunduğu toplam 649 Sivil Toplum Örgütü Diyarbakır"da bir araya gelerek silahların susması için ortak açıklama yaptılar. Hafta sonu Diyarbakır"da düzenlenen çalıştaya ve basın açıklamasına Şırnak"tan Şırnak Barosu, Şırnak TSO (Ticaret ve Sanayi Odası), Şırnak Tabip Odası ve Sendika temsilcilerinin de bulunduğu yaklaşık 30 sivil toplum örgütü de katıldı.
20 ilden 649 Sivil Toplum Örgütünün imzaladığı ortak bildiriyi Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Semşettin Koç okudu. TSK"ya operasyonları durdurmasını, PKK"ya ise eylemlerine son vermesi çağrısında bulunan Koç “Parmaklar karşılıklı olarak tetiklerden çekilmelidir. TSK operasyon yapmamalı ve PKK eylemlerine son vermelidir. Çatışmaların bir an önce durmasının sağlanması ve siyasal çözümün önünü açacak bir barış iklimi oluşturulmalıdır. Öcalan"ın sürece katkısı olacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tabipler Odası Başkanı Koç, daha önce yaptıkları çağrıların toplumun geniş kesimi tarafından desteklenmesine rağmen siyasi iktidarın bu çağrıları dikkate almadığını söyledi. Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözümü yerine sürekli denenen ve çözüm getirmeyen "güvenlik konsepti"nin yeniden öne çıkarıldığını söyleyen Koç, “Özel ordu kurma gibi arayışlara girerek, bölgedeki çatışma hali kalıcılaştırılmaya çalışılmaktadır. Ayrı ölü bedenler üzerinde insanlık vicdanının bir zaman diliminde kabul etmediği ve her zaman mahkum ettiği uygulamalarla barış umutları giderek zayıflatılmaktadır.” dedi.
Kanlı sürecin yarattığı ve daha da artmasından kaygı duyduklarını, tahribatın farkında olduklarını ifade eden Şemsettin Koç, “Görüş ve önerilerimizi bir kez daha kamuoyuna aktarmayı tarihi bir sorumluluk olarak addediyoruz. Bölgenin sivil toplum örgütleri olarak, Kürt meselenin Demokratik çözümü için öncelikle çatışmasızlık ortamının oluşmasını olmazsa olmaz olduğunu düşünüyoruz. Bu itibarla, parmaklar karşılıklı olarak tetiklerden çekilmelidir. TSK operasyon yapmamalı ve PKK eylemlerine son vermelidir. Çatışmaların bir an önce durması sağlanmalı ve siyasal çözümün önünü açacak bir barış iklimi oluşturulmalıdır” diye konuştu.
Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Koç, kalıcı bir çözümün mümkün kılınması için diyalog sürecinin başlatılmasını ve kendini sorunun tarafı gören hiçbir aktörün dışlanmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Sürecin nihai amacı olan çatışmaların tamamen sona erdirilmesi için sağlıklı bir diyalog ortamı oluşturulmalı, inisiyatif sahibi şahsiyetler ve dinamiklerin önerisi önyargısız olarak tartışılabilmelidir. Bölgenin sivil toplum kuruluşları demokratik ve sivil bir anayasanın Kürt meselesinin çözümünde hayati bir değer taşıdığı kanaatindedir. Bu bağlamda çoğulcu demokratik değerleri, özgürlüğü ve eşitliği esas alan yeni bir anayasa için yapılacak her türlü çabayı desteklemeyi taahhüt etmektedir. Siyasetin sorun çözücü işlerini yerine getirebilmesi için bütün siyasal görüşlerin kendini rahatça ifade edebileceği bir siyasal partiler rejimine ihtiyaç vardır. Bu nedenle başta temsilde adaletsizliğe sebep olan seçim barajı kaldırılmalı veya makul bir seviyeye düşürülmeli. Siyasi partiler yasası yasaklardan arındırılmalıdır. Bütün toplumun vicdanını yaralayan TMK mağduru çocukların mağduriyetini giderecek düzenlemeler acilen yapılmalıdır. TMK kaldırılmalı, TCK"nın evrensel hukuka aykırılık taşıyan ve adaletsizliğe sebebiyet veren hükümler ile mevzuatta ki benzer anti demokratik kanunlar, haklar temelinde değiştirilmelidir.”
TUTUKLULAR SERBEST BIRAKILSIN
PKK"nın gizli şehir yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği Türkiye Meclisi (KCK/TM) davalarını isim vermeden eleştiren ve tutuklananların serbest bırakılmasını isteyen Koç, “Toplumun adalet duygularını sarsan uygulamalara duruşma günleri beklenmeksizin son verilmeli ve özgürlüklerine kavuşmaları sağlanmalıdır.” dedi.
Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Şemsettin Koç, barışın oluşması için, barışçıl bir dilin kullanılması gerektiğine dikkat çekerek şöyle dedi: “Son dönemlerde siyasete hakim olan ve diyalogu engelleyen militer dilden derin endişe ediyoruz. Barış için siyasi aktörlerin dilinin özgürlüğünü esas almasını ve sivil toplum örgütlerinin çağrılarına yanıt vermelerini temenni ederiz. Dünyada etnik temelli sorunların çözümünde sivil toplum kuruluşları önemli bir rol oynamıştır. Bizler de bu önemli ve sorumluluğun bilince örgütler olarak barışçıl bir çözüm için tüm tarafların katılabileceği bir müzakere zemini oluşturmanın yollarını arayacağız. Bu konuda gerekli iradeyi gösteriyor. Bölge sivil toplum örgütleri inisiyatifi olarak hareket edeceğimizi deklere ediyor. Üzerimize düşen her türlü görevi yerine getirme konusunda kararlılığımızı kamuoyuna duyurmayı bir görev biliyoruz.”
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Şemsettin Koç, Hakkari"nin Çukurca İlçesinde 6 şehidin verildiği saldırıyla ilgili, “Bu sabah Çukurca"da maalesef insanlarımız yine ölmüştür. Ölümlerin tümüne karşı olduğumuzu, bir an önce ölümlerin durması gerektiğine inanıyoruz. Biz ölümlerin her şekline karşıyız. Ölümün, gözyaşının tarafı yok, herkes bir insan olarak algılanmalı ve bu doğrultuda bir yaklaşım geliştirmek gerekiyor. Sorunun temelini statükocu, yasakçı bir zihniyet dayatıyor. Ölmekle, öldürmekle bu sorun silahla çözülmez. Dolayısıyla bir an önce barışık ortam yaratmak gerekiyor.” dedi.
Kandil ve Mahmur"dan gelenlerin geri dönüşleriyle ilgili başka bir soruyu cevaplandıran Koç, “Tutuklanmadan salıverildiler ve sivil siyasete adım atacağa doğru bir kanaat gelişti. Sonraki süreçte artık ne olduysa bilemiyoruz. Gizli güçler mi devreyle girdi? Yoksa gerçekten siyasi anlayışın çözüme yönelik bir perspektifi mi yoktu? bunu bilemiyoruz. Çözümsüzlüğe doğru bir gidişi gözlemliyoruz. Keşke o giden arkadaşlar, ülkemizde barışa, kardeşliğe yönelik bir çalışma imkanı yaratabilselerdi. Bu imkan onlara doğsaydı.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı"nın, Başbakan"ın, siyasi partilerin ve akademisyenlerin tüm bu kesimlerin mutlaka bu sürece müdahil olması gerektiğini söyleyen Koç, “Ayrıca hepimizin bildiği gibi dünya tarafından kabul edilen bir anlayış var. Silahlı gücü elinde bulunduran kesim üzerinde etkisi olduğu hepimiz tarafından bilinen PKK lideri Abdullah Öcalan"dır. Dolayısıyla yani onun bu sürecin barışa evrilmesine katkısı olacağına inanıyoruz. Dolayısıyla özveri diyalog ortamı hepimiz için önemli.” diye konuştu.
20 ilden 649 Sivil Toplum Örgütünün imzaladığı ortak bildiriyi Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Semşettin Koç okudu. TSK"ya operasyonları durdurmasını, PKK"ya ise eylemlerine son vermesi çağrısında bulunan Koç “Parmaklar karşılıklı olarak tetiklerden çekilmelidir. TSK operasyon yapmamalı ve PKK eylemlerine son vermelidir. Çatışmaların bir an önce durmasının sağlanması ve siyasal çözümün önünü açacak bir barış iklimi oluşturulmalıdır. Öcalan"ın sürece katkısı olacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tabipler Odası Başkanı Koç, daha önce yaptıkları çağrıların toplumun geniş kesimi tarafından desteklenmesine rağmen siyasi iktidarın bu çağrıları dikkate almadığını söyledi. Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözümü yerine sürekli denenen ve çözüm getirmeyen "güvenlik konsepti"nin yeniden öne çıkarıldığını söyleyen Koç, “Özel ordu kurma gibi arayışlara girerek, bölgedeki çatışma hali kalıcılaştırılmaya çalışılmaktadır. Ayrı ölü bedenler üzerinde insanlık vicdanının bir zaman diliminde kabul etmediği ve her zaman mahkum ettiği uygulamalarla barış umutları giderek zayıflatılmaktadır.” dedi.
Kanlı sürecin yarattığı ve daha da artmasından kaygı duyduklarını, tahribatın farkında olduklarını ifade eden Şemsettin Koç, “Görüş ve önerilerimizi bir kez daha kamuoyuna aktarmayı tarihi bir sorumluluk olarak addediyoruz. Bölgenin sivil toplum örgütleri olarak, Kürt meselenin Demokratik çözümü için öncelikle çatışmasızlık ortamının oluşmasını olmazsa olmaz olduğunu düşünüyoruz. Bu itibarla, parmaklar karşılıklı olarak tetiklerden çekilmelidir. TSK operasyon yapmamalı ve PKK eylemlerine son vermelidir. Çatışmaların bir an önce durması sağlanmalı ve siyasal çözümün önünü açacak bir barış iklimi oluşturulmalıdır” diye konuştu.
Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Koç, kalıcı bir çözümün mümkün kılınması için diyalog sürecinin başlatılmasını ve kendini sorunun tarafı gören hiçbir aktörün dışlanmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Sürecin nihai amacı olan çatışmaların tamamen sona erdirilmesi için sağlıklı bir diyalog ortamı oluşturulmalı, inisiyatif sahibi şahsiyetler ve dinamiklerin önerisi önyargısız olarak tartışılabilmelidir. Bölgenin sivil toplum kuruluşları demokratik ve sivil bir anayasanın Kürt meselesinin çözümünde hayati bir değer taşıdığı kanaatindedir. Bu bağlamda çoğulcu demokratik değerleri, özgürlüğü ve eşitliği esas alan yeni bir anayasa için yapılacak her türlü çabayı desteklemeyi taahhüt etmektedir. Siyasetin sorun çözücü işlerini yerine getirebilmesi için bütün siyasal görüşlerin kendini rahatça ifade edebileceği bir siyasal partiler rejimine ihtiyaç vardır. Bu nedenle başta temsilde adaletsizliğe sebep olan seçim barajı kaldırılmalı veya makul bir seviyeye düşürülmeli. Siyasi partiler yasası yasaklardan arındırılmalıdır. Bütün toplumun vicdanını yaralayan TMK mağduru çocukların mağduriyetini giderecek düzenlemeler acilen yapılmalıdır. TMK kaldırılmalı, TCK"nın evrensel hukuka aykırılık taşıyan ve adaletsizliğe sebebiyet veren hükümler ile mevzuatta ki benzer anti demokratik kanunlar, haklar temelinde değiştirilmelidir.”
TUTUKLULAR SERBEST BIRAKILSIN
PKK"nın gizli şehir yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği Türkiye Meclisi (KCK/TM) davalarını isim vermeden eleştiren ve tutuklananların serbest bırakılmasını isteyen Koç, “Toplumun adalet duygularını sarsan uygulamalara duruşma günleri beklenmeksizin son verilmeli ve özgürlüklerine kavuşmaları sağlanmalıdır.” dedi.
Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Şemsettin Koç, barışın oluşması için, barışçıl bir dilin kullanılması gerektiğine dikkat çekerek şöyle dedi: “Son dönemlerde siyasete hakim olan ve diyalogu engelleyen militer dilden derin endişe ediyoruz. Barış için siyasi aktörlerin dilinin özgürlüğünü esas almasını ve sivil toplum örgütlerinin çağrılarına yanıt vermelerini temenni ederiz. Dünyada etnik temelli sorunların çözümünde sivil toplum kuruluşları önemli bir rol oynamıştır. Bizler de bu önemli ve sorumluluğun bilince örgütler olarak barışçıl bir çözüm için tüm tarafların katılabileceği bir müzakere zemini oluşturmanın yollarını arayacağız. Bu konuda gerekli iradeyi gösteriyor. Bölge sivil toplum örgütleri inisiyatifi olarak hareket edeceğimizi deklere ediyor. Üzerimize düşen her türlü görevi yerine getirme konusunda kararlılığımızı kamuoyuna duyurmayı bir görev biliyoruz.”
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Şemsettin Koç, Hakkari"nin Çukurca İlçesinde 6 şehidin verildiği saldırıyla ilgili, “Bu sabah Çukurca"da maalesef insanlarımız yine ölmüştür. Ölümlerin tümüne karşı olduğumuzu, bir an önce ölümlerin durması gerektiğine inanıyoruz. Biz ölümlerin her şekline karşıyız. Ölümün, gözyaşının tarafı yok, herkes bir insan olarak algılanmalı ve bu doğrultuda bir yaklaşım geliştirmek gerekiyor. Sorunun temelini statükocu, yasakçı bir zihniyet dayatıyor. Ölmekle, öldürmekle bu sorun silahla çözülmez. Dolayısıyla bir an önce barışık ortam yaratmak gerekiyor.” dedi.
Kandil ve Mahmur"dan gelenlerin geri dönüşleriyle ilgili başka bir soruyu cevaplandıran Koç, “Tutuklanmadan salıverildiler ve sivil siyasete adım atacağa doğru bir kanaat gelişti. Sonraki süreçte artık ne olduysa bilemiyoruz. Gizli güçler mi devreyle girdi? Yoksa gerçekten siyasi anlayışın çözüme yönelik bir perspektifi mi yoktu? bunu bilemiyoruz. Çözümsüzlüğe doğru bir gidişi gözlemliyoruz. Keşke o giden arkadaşlar, ülkemizde barışa, kardeşliğe yönelik bir çalışma imkanı yaratabilselerdi. Bu imkan onlara doğsaydı.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı"nın, Başbakan"ın, siyasi partilerin ve akademisyenlerin tüm bu kesimlerin mutlaka bu sürece müdahil olması gerektiğini söyleyen Koç, “Ayrıca hepimizin bildiği gibi dünya tarafından kabul edilen bir anlayış var. Silahlı gücü elinde bulunduran kesim üzerinde etkisi olduğu hepimiz tarafından bilinen PKK lideri Abdullah Öcalan"dır. Dolayısıyla yani onun bu sürecin barışa evrilmesine katkısı olacağına inanıyoruz. Dolayısıyla özveri diyalog ortamı hepimiz için önemli.” diye konuştu.
Bu haber toplam 3695 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Şırnak Canlı İzle
Günün Karikatürü









Bu habere ilk yorumu siz ekleyin.