Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Hostbine Bilişim
Foto Galeri
Video Galeri
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.222
Sitemizi bugün 1959 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 4462329 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu :

ŞIRNAK’TAKİ STK’LAR BARIŞ NÖBETİNDE
26 Eylül 2011 Pazartesi 23:05
Şırnak’ta aralarında KESK Şırnak-Cizre-Silopi-İdil Platformları, Genel-İş Şırnak-Cizre-İdil Temsilcilikleri, Şırnak Tabip Odası’nda bulunduğu 34 Sivil Toplum kuruluşu (STK) adına yapılan basın açıklamasında 17 Eylül 2011 tarihinden itibaren her Cumartesi
ŞIRNAKHABER - Şırnak'ta aralarında Kesk'in de bulunduğu bur grup Sivil Toplum Kuruluşu tarafından yapılan basın açıklamasında, terör örgütüne yönelik operasyonları protesto için yarından başlayarak her cumartesi günü 24 saat süreli 'direniş nöbetine yatılacağı' duyuruldu. KESK binasında düzenlenen toplantıda basın açıklamasını Kurdi-Der Şırnak Şube Başkanı Abdülkerim Günel okudu.
12 Haziran genel seçimleri sonrası Türkiye"de oluşan olumlu havanın, AK Parti iktidarının attığı adımlarla kaos havasına döndüğünü ve iktidar, savaşı tekrardan tırmandırdığını söyleyen Günel, “AKP ve Erdoğan, başta Kürt sorunu olmak üzere Türkiye"deki tüm sorunların çözümü noktasında irade olamadığını ortaya koymuştur. Ülkeye demokrasi ve özgürlük gelmesini istemeyen iktidar, işe tecrit ve tutuklama politikaları ve siyasi-askeri operasyonlarla başlamıştır. Bizler demokratik kitle örgütleri olarak hükümetin bu yönlü savaş politikalarına karşı, toplumsal direniş nöbetine yatıyoruz. Kürt halkı ve diğer tüm demokratik kesimler, konuşulması ve verilmesi gereken sağduyu, empati ve barışçıl çözüm yolu konusundaki mesajlarını net bir şekilde ve defalarca ifade etmiştir. Buna rağmen hükümetten hiçbir olumlu cevap alınamadığı gibi hava saldırılarıyla yoğunlaşan ve sınırötesi kara harekatı hazırlıklarına evrilen politikaları tekrar gündeme getirmiştir. Çözümü savaş ve buna bağlı siyasi politikalarda gören AKP ve Erdoğan, çıkmazın boyutunun farkında değildir. Uluslararası düzeyde askeri planlar yapılırken ülke içinde de legal siyaset yapanlar da gözaltı ve tutuklama furyasıyla baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. Bu şekilde iktidar, kafasındaki savaş yollu niyeti adım adım hayata geçirmeye çalışmaktadır. Ancak gelmiş geçmiş tüm hükümetler, yıllar ve siyasi tecrübeler göstermiştir ki Kürt sorunu mevcut savaş yöntemiyle çözülememektedir. Aksine soruna yaklaşımdaki bu hastalık hükümetlerin ardı ardına düşmesine de sebep olmuştur. Çözüm konusunda diyalog, müzakere ve siyaset kanallarının tek çözüm yolu olduğu artık bilinen bir gerçektir.”dedi.
Günel “Sayın Abdullah Öcalan"ın tüm barışçıl çabalarına ve "Bu sorunu bir haftada çözerim." demesine karşılık iktidar sürece cevap olamamaktadır. Her gün ölümlerin sayısı artmakta ve toplumsal hassasiyetler zedelenmektedir. Tecrit ve sindirme politikaları ile toplumun tüm kesimlerini kaygılandıran iktidar ve işbirlikçileri tüm bu şiddet sarmalının sorumlusu pozisyonundadırlar. Ortadoğu"daki halk hareketlerini, özgürlük mücadelesi ve demokrasiyi tesis etme kavgası olarak gören AKP iktidarı, konu Kürt halkının ve dostları olan sol, sosyalist ve muhalif çevrelerin demokrasi, eşitlik ve kolektif hakları talebine geldiğinde ise olayı terörize etmekten başka bir yol denememektedir. Siyasal iktidar bir an önce bu politikalardan vazgeçmeli ve diyalog sürecini, sürecin tüm aktörleriyle başlatmalıdır.”dedi.
34 STK adına basın açıklamasında bulunan Günel, savaş yerine barış yolunun tesisi için olmazsa olmaz öneri ve talepleri de şöyle sıraladı:
“1-Önce sınır içi askeri operasyonlarla sınırötesi operasyon hazırlıklarının durdurulması, ardından tarafların karşılıklı ateşkes sürecini başlatması,
2-Tecrit politikalarının sonlandırılarak müzakerelerin başlatılması,
3-Siyasi operasyonların durdurulması, başta hasta olanlar olmak üzere tutsak tüm siyasi ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin serbest bırakılması,
4-İktidarın yandaşı olan medyanın şoven, milliyetçi ve savaşı körükleyen yayın dilinden vazgeçmesi,
5-Müzakerelerle paralel, tüm muhalif kesimleri dahil edecek şekilde ülke gerçekliğine ve evrensel hukuk normlarına uygun yeni demokratik sivil Anayasa sürecinin başlatılması,
Tüm Ortadoğu coğrafyasına da etki edecek onurlu bir barışın tesisi sağlanıncaya kadar demokratik ve barışçıl mücadelemiz devam edecektir. Bu nedenle faşizan, imhacı, inkarcı ve tasfiyeci politikalara geçit verilmeyecektir. Aşağıda ismi geçen demokratik kitle örgütleri olarak bizler, 17 Eylül 2011 tarihinden itibaren her Cumartesi günü 24 saatlik "Savaşa Karşı Barış İçin Toplumsal Direniş Nöbeti"ne duracağımızı deklere ediyor, tüm halkımızı eyleme destek olmaya davet ediyoruz.”
İmzacılar şöyle: KESK Şırnak-Cizre-Silopi-İdil Platformları, Genel-İş Şırnak-Cizre-İdil Temsilcilikleri, Şırnak Tabip Odası, Sitiya Zîn Kadın Danışma Merkezi, Viyan Kadın Danışma Merkezi, Zîlan Kadın Derneği, Berivan Kadın Siyaset Akademisi, Kurdi-Der Şırnak-Cizre-Silopi, İdil Şubeleri, EDEV Şırnak-Cizre-Silopi-Uludere Çalışanları, Bişeng Halk Sağlığı Merkezi Çalışanları, Meya-Der Silopi-Cizre Meclisleri, Barış Anneleri İnisiyatifi, Şırnak Öğrenci Derneği, Cizre Üniversiteliler Derneği, Silopi Üniversite Mezunları Derneği, Silopi Öğrenci Derneği, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği Silopi Şubesi, Cudi Kültür ve Sanat Merkezi, Mem û Zîn Kültür ve Sanat Merkezi, Laleş Kültür ve Sanat Merkezi, Cizre Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Silopi Koruma ve Geliştirme Derneği. (Ercan KALAY)
12 Haziran genel seçimleri sonrası Türkiye"de oluşan olumlu havanın, AK Parti iktidarının attığı adımlarla kaos havasına döndüğünü ve iktidar, savaşı tekrardan tırmandırdığını söyleyen Günel, “AKP ve Erdoğan, başta Kürt sorunu olmak üzere Türkiye"deki tüm sorunların çözümü noktasında irade olamadığını ortaya koymuştur. Ülkeye demokrasi ve özgürlük gelmesini istemeyen iktidar, işe tecrit ve tutuklama politikaları ve siyasi-askeri operasyonlarla başlamıştır. Bizler demokratik kitle örgütleri olarak hükümetin bu yönlü savaş politikalarına karşı, toplumsal direniş nöbetine yatıyoruz. Kürt halkı ve diğer tüm demokratik kesimler, konuşulması ve verilmesi gereken sağduyu, empati ve barışçıl çözüm yolu konusundaki mesajlarını net bir şekilde ve defalarca ifade etmiştir. Buna rağmen hükümetten hiçbir olumlu cevap alınamadığı gibi hava saldırılarıyla yoğunlaşan ve sınırötesi kara harekatı hazırlıklarına evrilen politikaları tekrar gündeme getirmiştir. Çözümü savaş ve buna bağlı siyasi politikalarda gören AKP ve Erdoğan, çıkmazın boyutunun farkında değildir. Uluslararası düzeyde askeri planlar yapılırken ülke içinde de legal siyaset yapanlar da gözaltı ve tutuklama furyasıyla baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. Bu şekilde iktidar, kafasındaki savaş yollu niyeti adım adım hayata geçirmeye çalışmaktadır. Ancak gelmiş geçmiş tüm hükümetler, yıllar ve siyasi tecrübeler göstermiştir ki Kürt sorunu mevcut savaş yöntemiyle çözülememektedir. Aksine soruna yaklaşımdaki bu hastalık hükümetlerin ardı ardına düşmesine de sebep olmuştur. Çözüm konusunda diyalog, müzakere ve siyaset kanallarının tek çözüm yolu olduğu artık bilinen bir gerçektir.”dedi.
Günel “Sayın Abdullah Öcalan"ın tüm barışçıl çabalarına ve "Bu sorunu bir haftada çözerim." demesine karşılık iktidar sürece cevap olamamaktadır. Her gün ölümlerin sayısı artmakta ve toplumsal hassasiyetler zedelenmektedir. Tecrit ve sindirme politikaları ile toplumun tüm kesimlerini kaygılandıran iktidar ve işbirlikçileri tüm bu şiddet sarmalının sorumlusu pozisyonundadırlar. Ortadoğu"daki halk hareketlerini, özgürlük mücadelesi ve demokrasiyi tesis etme kavgası olarak gören AKP iktidarı, konu Kürt halkının ve dostları olan sol, sosyalist ve muhalif çevrelerin demokrasi, eşitlik ve kolektif hakları talebine geldiğinde ise olayı terörize etmekten başka bir yol denememektedir. Siyasal iktidar bir an önce bu politikalardan vazgeçmeli ve diyalog sürecini, sürecin tüm aktörleriyle başlatmalıdır.”dedi.
34 STK adına basın açıklamasında bulunan Günel, savaş yerine barış yolunun tesisi için olmazsa olmaz öneri ve talepleri de şöyle sıraladı:
“1-Önce sınır içi askeri operasyonlarla sınırötesi operasyon hazırlıklarının durdurulması, ardından tarafların karşılıklı ateşkes sürecini başlatması,
2-Tecrit politikalarının sonlandırılarak müzakerelerin başlatılması,
3-Siyasi operasyonların durdurulması, başta hasta olanlar olmak üzere tutsak tüm siyasi ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin serbest bırakılması,
4-İktidarın yandaşı olan medyanın şoven, milliyetçi ve savaşı körükleyen yayın dilinden vazgeçmesi,
5-Müzakerelerle paralel, tüm muhalif kesimleri dahil edecek şekilde ülke gerçekliğine ve evrensel hukuk normlarına uygun yeni demokratik sivil Anayasa sürecinin başlatılması,
Tüm Ortadoğu coğrafyasına da etki edecek onurlu bir barışın tesisi sağlanıncaya kadar demokratik ve barışçıl mücadelemiz devam edecektir. Bu nedenle faşizan, imhacı, inkarcı ve tasfiyeci politikalara geçit verilmeyecektir. Aşağıda ismi geçen demokratik kitle örgütleri olarak bizler, 17 Eylül 2011 tarihinden itibaren her Cumartesi günü 24 saatlik "Savaşa Karşı Barış İçin Toplumsal Direniş Nöbeti"ne duracağımızı deklere ediyor, tüm halkımızı eyleme destek olmaya davet ediyoruz.”
İmzacılar şöyle: KESK Şırnak-Cizre-Silopi-İdil Platformları, Genel-İş Şırnak-Cizre-İdil Temsilcilikleri, Şırnak Tabip Odası, Sitiya Zîn Kadın Danışma Merkezi, Viyan Kadın Danışma Merkezi, Zîlan Kadın Derneği, Berivan Kadın Siyaset Akademisi, Kurdi-Der Şırnak-Cizre-Silopi, İdil Şubeleri, EDEV Şırnak-Cizre-Silopi-Uludere Çalışanları, Bişeng Halk Sağlığı Merkezi Çalışanları, Meya-Der Silopi-Cizre Meclisleri, Barış Anneleri İnisiyatifi, Şırnak Öğrenci Derneği, Cizre Üniversiteliler Derneği, Silopi Üniversite Mezunları Derneği, Silopi Öğrenci Derneği, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği Silopi Şubesi, Cudi Kültür ve Sanat Merkezi, Mem û Zîn Kültür ve Sanat Merkezi, Laleş Kültür ve Sanat Merkezi, Cizre Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Silopi Koruma ve Geliştirme Derneği. (Ercan KALAY)
Bu haber toplam 3790 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Şırnak Canlı İzle
Günün Karikatürü









Bu habere ilk yorumu siz ekleyin.