|
|
|
|
|
SELVİ KILIÇDAROĞLU, ANNELER GÜNÜ'NDE ULUDERELİ ANNELERİ ZİYARET ETTİ
MASA TENİSİ ŞAMPİYONLARINA MADALYA VERİLDİ
ŞIRNAK MYO ÇOCUK ŞENLİĞİ DÜZENLEDİ
Foto Galeri
Video Galeri
Anket
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.222
Sitemizi bugün 2744 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 4443502 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNDEN ORUÇ UYARSI

26 Temmuz 2011 Salı 21:24
Yaklaşan Ramazan Ayı münasebetiyle İl Sağlık Müdürlüğü açıklamada bulundu.
ŞIRNAKHABER – İl Sağlık İl Müdürlüğü Obezite ve Hareketli Yaşam Kurulundan yaklaşan Ramazan ayı münasebetiyle oruç tutacak olanlara bazı uyarılarda bulunuldu. Kuruldan yapılan yazılı açıklamada dengeli beslenmenin ramazan ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 3 öğünün tamamlanması ve sahurun atlanmaması gerektiği belirtildi.
Obezite ve Hareketli Yaşam Kurulundan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yeterli ve dengeli beslenmenin ramazan ayında da sağlanabilmesi için gün içerisinde en az üç öğünü tamamlamak adına sahur öğününün atlanmaması gerekir. Bu beslenme şekline dikkat etmeyen sağlıklı kişilerde bile zaman zaman sindirim zorlukları mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi ani tansiyon yükselmesi gibi rahatsızlıklar görülebilir. Özellikle bu dönemde tüketilen hamurlu tatlılar pideler böreklerin ve yüksek kalorili besinlerin tüketiminin artmasına bağlı olarak kilo artışı yaşanabilir. Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce yemek yemenin son derece zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 12 saat olan açlığı ortalama 18 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü ağır yemeklerden oluşursa; gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı yükselir ve kilo alma hızı ile riski artar. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde ya hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba az yağlı yapılmış sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün şekli tercih edilmelidir. Bu arada gün içersinde çok sıvı kaybedildiği için sıvı dengesini düzenlemek de son derece önemlidir.”
Günün ilk öğünü olan iftarın çorba ile açılması ve bir süre ara verildikten sonra yemeğe geçilmemesi gerektiğine değinilen açıklamada “İftara peynir zeytin gibi basit yiyeceklerle başlanarak normal yemeğe bir süre sonra geçilmesi daha doğrudur. Başlangıç için beyne doygunluk hissi veren çorba en uygun yiyecektir. Oruç süresince midenin uzun süre boş kalmasından sonra bir anda çok yiyecek tüketilmesi sonucu mide ve kalp sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bunu önlemek için iftarda yavaş yavaş ve az miktarda yemek yenilmelidir. Dengeli olmak kaydı ile iftar ile sahur arasına da mutlaka bir ara öğün eklenmelidir. Ramazanda oruç tutarken beslenmeye daha çok özen gösterilmeli yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Yemeklerin ağır olmamasına az yağlı ve yağda kızartılmadan yapılmış yiyeceklerin seçilmesine sık aralıklarla az yemek tüketilmesine dikkat edilmelidir.” denildi.
Kuruldan yapılan açıklamaya şu şekilde devam etti:
“Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlar mide asidinin yemek borusuna kaçması olarak tanımlanan reflü ile kabızlıktır. Reflüyü önlemek için kahve kakao çikolata gibi aşırı kafein alımından kaçınmak; yağlı yiyeceklerden uzak durmak ve yemeği yer yemez yatmamak alınacak pratik önlemlerdir. Bunun dışında kabızlık problemi çekenler için posalı besinlerin daha fazla tüketilmesi önerilmektedir. Bunun için de meyve ve sebze tüketiminin artırılması; ekmek olarak tam buğday veya çavdar ekmeğinin kullanılması ve özellikle su tüketiminin artırılması gerekmektedir. Ayrıca gün boyunca vücut susuz kalacağı için bol bol su tüketilmeli mümkün olduğu kadar ağır yemeklerden kızartmalardan kaçınılmalıdır. Yemek sonrası yenilecek tatlıların hamur işi olmamasına ve kızartılmadan yapılmasına özen gösterilmeli; sütlü tatlılar tercih edilmelidir.
Diyabet yüksek tansiyon kalp hastalıkları gibi sağlık sorunları olan kişiler doktora danışmadan oruç tutmamalı; oruç tutmak isteyenler de diyetisyen kontrolünde beslenme düzenlerini oluşturmalıdır. Diyabet hastalarının oruç tutup tutamayacakları mutlaka kendi takiplerini yapan doktorlara danışmaları gerekmektedir. Oruç tutmak isteyen kişilerin beslenme ve tedavilerine gerekli düzenlemeleri yapmadan oruç tutması aşırı su kaybı, aşırı şeker düşmesi, kan şekerinin aşırı yükselmesi ve koma, aşırı kilo kaybı veya kilo alma gibi sorunları beraberinde getirebilir. Bu nedenle diyabet(şeker) hastalarının bir diyetisyen yardımıyla günlük beslenme programı uygulaması, Yiyecek seçiminde ekmek hamur içi yiyecekler, pirinç pilavı, makarna, patates ile şekerli yiyecekler gibi basit karbonhidratları kısıtlandırmak tek seferde büyük porsiyonlar yerine ölçülü porsiyonları tercih etmek şeker hastaları açısından çok büyük önem taşımaktadır”
Bu haber toplam 2775 defa okunmuştur
Şırnak Canlı İzle
İSRAİL
Günün Karikatürü
Karikatür