Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Hostbine Bilişim
Foto Galeri
Video Galeri
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.222
Sitemizi bugün 2651 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 4443409 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu :

KESK’TEN BASIN AÇIKLAMASI
16 Şubat 2012 Perşembe 18:18
Dün yapılan KCK operasyonlarında KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, SES Merkez Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun ve Tüm Bel Sen Merkez Kadın Sekreteri Güler Elveren’in de aralarında bulunduğu toplam 15 üye ve yöne
ŞIRNAKHABER-Dün sabah saatlerinde 30 eş zamanlı yapılan ve 109 kişinin gözaltına aldığını operasyonda bir çok sendika üyesi ve yöneticisi de bulunuyor. Sendika üye ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına Şırnak Kesk Şubeler Platformu basın açıklaması ile tepki gösterdi.
KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, SES Merkez Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun ve Tüm Bel Sen Merkez Kadın Sekreteri Güler Elveren"in de bulunduğu toplam 15 üye ve yöneticinin evlerine yapılan polis baskını ile gözaltına alındığına dikkat çekilen açıklamayı KESK Şırnak Şubeler Platformu adına Eğitim Sen Şırnak Şubesi Sekreteri Özlem Kılıç Uğur yaptı.
Eğitim Sen Şırnak Şubesi Sekreteri Özlem Kılıç Uğur; “Konfederasyonumuz KESK"in ve bağlı sendikaların mücadele ivmesini artırdığı bu günlerde, AKP iktidarının baskı politikaları da hız kesmeden sürmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki toplumu ve muhalif kesimlerini hedefine alan bu politikalar AKP"nin, emekçilerin giderek genişleyen fiili meşru mücadelesinden duyduğu korkunun bir uzantısıdır. Bugün sabah erken saatlerde aralarında KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, SES Merkez Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun ve Tüm Bel Sen Merkez Kadın Sekreteri Güler Elveren"in de bulunduğu toplam 15 üye ve yöneticimiz evlerine yapılan polis baskını ile gözaltına alınmıştır. Ayrıca Konfederasyonumuz ve bazı sendikalarımızın genel merkezlerinde de arama yapılmıştır. 2009 yılına ait bir soruşturma kapsamında yürütülen bu operasyonun nedeni, şüphesiz KESK"li kadınların, yaklaşan 8 Mart öncesinde yürüttüğü ve önümüzdeki sürece ilişkin oluşturdukları mücadele programıdır. Söz konusu baskı ve yıldırma politikalarının hedefinde, tek tip sendika yasasına karşı KESK"in yürüttüğü mücadele ve 28-29 Ocak 2012 tarihinde KESK Kadın Meclisi"nin almış olduğu kararların bulunduğu açıktır. KESK Kadın Meclisi;
•8 Mart"ın resmi tatil ilan edilmesi için hizmet üretmeyerek alanlara çıkmaya,
•Kadının adının ve kendinin silindiği Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kaldırılarak Kadın ve Eşitlik Bakanlığının kurulması için çalışma yürütmeye,
•Anayasa tartışmalarına kadın bakış açısıyla müdahil olunmasına, sempozyum düzenlenmesine,
•Yapılan tüm yasa ve düzenlemelerin kadın açısından değerlendirilip teşhir edilmesine,
•Emek ve meslek örgütlerinden kadınlarla, bağımsız kadın örgütleriyle, siyasal alanda mücadele yürüten kadınlarla, bir heyet oluşturarak en kısa zamanda, "Katliamı unutmadık, unutturmayacağız, takipçisiyiz." mesajıyla Uludere Roboski"ye kadınların acılarını paylaşmak için hem taziye hem de dayanışma ve barış talebiyle ziyarette bulunulmasına; "34 can için 34 fidan" dikilmesine,
•Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, mobbinge karşı sendikada, işyerlerinde ve yaşamın her alanında mücadele geliştirmeye, başta cezaevlerinde tutuklu bulunan KESK"li kadınların davaları olmak üzere davalara müdahil olup, kadınlarla dayanışmaya, karar vermiştir. Dolayısıyla polis operasyonunun bu kararların ardından yapılması manidar bir gelişmedir. Ancak bilinmelidir ki AKP"nin yandaşı olmadan, hakikati dile getirmekten bir an olsun vazgeçmeden yürüttüğümüz mücadelemizde; şiddete karşı barışın sesini yükseltmekten, emekçilerin haklarına sahip çıkmaktan ve eşit, özgür, demokratik bir Türkiye talebini ifade etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Tamamıyla keyfi olarak yürütülen bu gözaltılarla onurlu mücadelemizi sindirebileceğini sananlar büyük bir yanılgı içerisindedirler. AKP"nin büyük baskı ve gözaltı düzenine karşı onurlu ve kararlı duruşumuzdan bir an olsun vazgeçmeyeceğimiz; emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve barışın mücadelecisi olacağımız bilinmelidir. KESK olarak, gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmalarını istiyor ve yaratılan gözaltı terörünü kınıyoruz.”dedi.(Sekvan KÜDEN)
KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, SES Merkez Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun ve Tüm Bel Sen Merkez Kadın Sekreteri Güler Elveren"in de bulunduğu toplam 15 üye ve yöneticinin evlerine yapılan polis baskını ile gözaltına alındığına dikkat çekilen açıklamayı KESK Şırnak Şubeler Platformu adına Eğitim Sen Şırnak Şubesi Sekreteri Özlem Kılıç Uğur yaptı.
Eğitim Sen Şırnak Şubesi Sekreteri Özlem Kılıç Uğur; “Konfederasyonumuz KESK"in ve bağlı sendikaların mücadele ivmesini artırdığı bu günlerde, AKP iktidarının baskı politikaları da hız kesmeden sürmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki toplumu ve muhalif kesimlerini hedefine alan bu politikalar AKP"nin, emekçilerin giderek genişleyen fiili meşru mücadelesinden duyduğu korkunun bir uzantısıdır. Bugün sabah erken saatlerde aralarında KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, SES Merkez Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun ve Tüm Bel Sen Merkez Kadın Sekreteri Güler Elveren"in de bulunduğu toplam 15 üye ve yöneticimiz evlerine yapılan polis baskını ile gözaltına alınmıştır. Ayrıca Konfederasyonumuz ve bazı sendikalarımızın genel merkezlerinde de arama yapılmıştır. 2009 yılına ait bir soruşturma kapsamında yürütülen bu operasyonun nedeni, şüphesiz KESK"li kadınların, yaklaşan 8 Mart öncesinde yürüttüğü ve önümüzdeki sürece ilişkin oluşturdukları mücadele programıdır. Söz konusu baskı ve yıldırma politikalarının hedefinde, tek tip sendika yasasına karşı KESK"in yürüttüğü mücadele ve 28-29 Ocak 2012 tarihinde KESK Kadın Meclisi"nin almış olduğu kararların bulunduğu açıktır. KESK Kadın Meclisi;
•8 Mart"ın resmi tatil ilan edilmesi için hizmet üretmeyerek alanlara çıkmaya,
•Kadının adının ve kendinin silindiği Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kaldırılarak Kadın ve Eşitlik Bakanlığının kurulması için çalışma yürütmeye,
•Anayasa tartışmalarına kadın bakış açısıyla müdahil olunmasına, sempozyum düzenlenmesine,
•Yapılan tüm yasa ve düzenlemelerin kadın açısından değerlendirilip teşhir edilmesine,
•Emek ve meslek örgütlerinden kadınlarla, bağımsız kadın örgütleriyle, siyasal alanda mücadele yürüten kadınlarla, bir heyet oluşturarak en kısa zamanda, "Katliamı unutmadık, unutturmayacağız, takipçisiyiz." mesajıyla Uludere Roboski"ye kadınların acılarını paylaşmak için hem taziye hem de dayanışma ve barış talebiyle ziyarette bulunulmasına; "34 can için 34 fidan" dikilmesine,
•Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, mobbinge karşı sendikada, işyerlerinde ve yaşamın her alanında mücadele geliştirmeye, başta cezaevlerinde tutuklu bulunan KESK"li kadınların davaları olmak üzere davalara müdahil olup, kadınlarla dayanışmaya, karar vermiştir. Dolayısıyla polis operasyonunun bu kararların ardından yapılması manidar bir gelişmedir. Ancak bilinmelidir ki AKP"nin yandaşı olmadan, hakikati dile getirmekten bir an olsun vazgeçmeden yürüttüğümüz mücadelemizde; şiddete karşı barışın sesini yükseltmekten, emekçilerin haklarına sahip çıkmaktan ve eşit, özgür, demokratik bir Türkiye talebini ifade etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Tamamıyla keyfi olarak yürütülen bu gözaltılarla onurlu mücadelemizi sindirebileceğini sananlar büyük bir yanılgı içerisindedirler. AKP"nin büyük baskı ve gözaltı düzenine karşı onurlu ve kararlı duruşumuzdan bir an olsun vazgeçmeyeceğimiz; emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve barışın mücadelecisi olacağımız bilinmelidir. KESK olarak, gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmalarını istiyor ve yaratılan gözaltı terörünü kınıyoruz.”dedi.(Sekvan KÜDEN)
Bu haber toplam 315 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Şırnak Canlı İzle
Günün Karikatürü









Bu habere ilk yorumu siz ekleyin.