Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Hostbine Bilişim
Foto Galeri
Video Galeri
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.221
Sitemizi bugün 2612 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 4443370 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu :

KAPLAN: “SİYASET KURUMU ÇÖZÜM PROJELERİ ÜRETEMEDİ”
16 Ağustos 2011 Salı 01:32
BDP Şırnak Milletvekili ve BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Faturası ağır olacak” sözlerine soysa paylaşım sitesi Twiter üzerinden cevap verdi.
ŞIRNAKHABER – Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan Twiter hesabı üzerinden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ın, “Bıçak kemiğe dayandı, faturası ağır olacak” sözlerine cevap verdi. BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, “Bundan sonra atılacak her adım, çözüm veya çözümsüzlüğe, "kopuş" veya "birleşmeye" götürecek. Sorumlu makamlarda olanların dikkatli olması lazım” dedi.
27 yıl "Düşük yoğunluklu bir çatışmamada" 40 bini aşkın kişinin yaşamını yitirdiğini belirten BDP Şırnak Milletvekili ve BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, “40 bini aşkın insanımızı kaybettik, 6 bin civarında güvenlik görevlisi, diğerleri Kürt yurttaşlarımız. 17 yıldır Maxmur kampında 15 bin yurttaşımız mülteci. Dün Dersim"de karakol bahçesinde toplu mezarlar açıldı. Çeteler, köy yakmalar, 17 bin faili meçhul, operasyon, baskı, tutuklama, yargısız infaz, parti kapatma, sınır ötesi hız kesmedi. Hep askere havale edilen Kürt sorununa asayiş/terör denildi. Kürt sorunun siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, tarihsel boyutları görülmedi. Siyaset kurumu çözüm projeleri geliştiremedi.” dedi.
Kritik bir süreçten geçildiğini hatırlatan Kaplan, daha fazla acıların yaşanmaması amacıyla siyaset kurumunun adım atması gerektiğini savunarak, şöyle dedi:
“Kritik bir aşamadayız. Yaşanan acılar hepimizin yüreğini yakıyor. Daha fazla acıların yaşanmaması için siyaset kurumunun elbette bir şeyler yapması lazım. Bundan sonra atılacak her adım çözüm veya çözümsüzlüğe, "kopuş" veya "birleşmeye" götürecek. Sorumlu makamlarda olanların dikkatli olması lazım. Başbakan basiretli bir lider edasıyla; sorunun şiddetle değil, barışçıl demokratik yollardan mecliste çözebileceği çağrısı yapabilirdi. Diyalog, uzlaşı yollarını sonuna kadar zorlayacağını, yeni anayasa sürecini bir şans olarak işaret edebilirdi. Tam aksine savaş ilanı yaptı. Kullandığı tehdit argümanı, demokratik siyaset içinde olanları hedef gösteren sorumsuzca, bir hamaset içeriyor. İmam bunu yaparsa cemaat şaşar. Saddam"ın veya Milosoavıch"ın rolüne soyunmak, takım elbiseleri çıkarıp, militer üniformaları giymek, jenosid tehdidinde bulunmak korkunçtur.”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ın lideri olduğu AK Parti"nin iftar yemeğinde, “Bıçak kemiğe dayandı-faturası ağır olur” söylemini de değerlendiren Kaplan, “Bıçak kemiğe dayandı-faturası ağır olur söylemi, demokratik siyasetin dili değildir. Hukuka göre insanlık suçu, sorumsuzluk, katliam çağrısıdır. Demokratik özerklik projesine, AKP karşıdır diye halkımızın haklı, meşru gördüğü 3 milyon seçmenin destek verdiği bir gerçeği yok sayılamaz. Recep Tayyip Erdoğan"ın "devletin topyekün savaş" ilanı ile PKK"nın, "adım atılmazsa halk savaşı olur" seçeneğinin dışında bir üçüncü yol vardır. Türkiye halkının, ölümleri/savaşı durdurmak, barışçıl, demokratik bir çözüm için; topyekün bir mücadele başlatma zamanıdır. Tarihe ve halka karşı sorumlu olanlar, darbecilerin, diktatörlerin, faşizmin, savaş çığırtkanlarının fatura tehditlerine asla boyun eğmeyecekler. Tarihin tekerliğini geriye döndürmek mümkün değil. Zamanı gelmiş fikirlerin önünde dünyanın en güçlü ordularının duramadığı görülmüştür.” dedi.
27 yıl "Düşük yoğunluklu bir çatışmamada" 40 bini aşkın kişinin yaşamını yitirdiğini belirten BDP Şırnak Milletvekili ve BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, “40 bini aşkın insanımızı kaybettik, 6 bin civarında güvenlik görevlisi, diğerleri Kürt yurttaşlarımız. 17 yıldır Maxmur kampında 15 bin yurttaşımız mülteci. Dün Dersim"de karakol bahçesinde toplu mezarlar açıldı. Çeteler, köy yakmalar, 17 bin faili meçhul, operasyon, baskı, tutuklama, yargısız infaz, parti kapatma, sınır ötesi hız kesmedi. Hep askere havale edilen Kürt sorununa asayiş/terör denildi. Kürt sorunun siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, tarihsel boyutları görülmedi. Siyaset kurumu çözüm projeleri geliştiremedi.” dedi.
Kritik bir süreçten geçildiğini hatırlatan Kaplan, daha fazla acıların yaşanmaması amacıyla siyaset kurumunun adım atması gerektiğini savunarak, şöyle dedi:
“Kritik bir aşamadayız. Yaşanan acılar hepimizin yüreğini yakıyor. Daha fazla acıların yaşanmaması için siyaset kurumunun elbette bir şeyler yapması lazım. Bundan sonra atılacak her adım çözüm veya çözümsüzlüğe, "kopuş" veya "birleşmeye" götürecek. Sorumlu makamlarda olanların dikkatli olması lazım. Başbakan basiretli bir lider edasıyla; sorunun şiddetle değil, barışçıl demokratik yollardan mecliste çözebileceği çağrısı yapabilirdi. Diyalog, uzlaşı yollarını sonuna kadar zorlayacağını, yeni anayasa sürecini bir şans olarak işaret edebilirdi. Tam aksine savaş ilanı yaptı. Kullandığı tehdit argümanı, demokratik siyaset içinde olanları hedef gösteren sorumsuzca, bir hamaset içeriyor. İmam bunu yaparsa cemaat şaşar. Saddam"ın veya Milosoavıch"ın rolüne soyunmak, takım elbiseleri çıkarıp, militer üniformaları giymek, jenosid tehdidinde bulunmak korkunçtur.”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ın lideri olduğu AK Parti"nin iftar yemeğinde, “Bıçak kemiğe dayandı-faturası ağır olur” söylemini de değerlendiren Kaplan, “Bıçak kemiğe dayandı-faturası ağır olur söylemi, demokratik siyasetin dili değildir. Hukuka göre insanlık suçu, sorumsuzluk, katliam çağrısıdır. Demokratik özerklik projesine, AKP karşıdır diye halkımızın haklı, meşru gördüğü 3 milyon seçmenin destek verdiği bir gerçeği yok sayılamaz. Recep Tayyip Erdoğan"ın "devletin topyekün savaş" ilanı ile PKK"nın, "adım atılmazsa halk savaşı olur" seçeneğinin dışında bir üçüncü yol vardır. Türkiye halkının, ölümleri/savaşı durdurmak, barışçıl, demokratik bir çözüm için; topyekün bir mücadele başlatma zamanıdır. Tarihe ve halka karşı sorumlu olanlar, darbecilerin, diktatörlerin, faşizmin, savaş çığırtkanlarının fatura tehditlerine asla boyun eğmeyecekler. Tarihin tekerliğini geriye döndürmek mümkün değil. Zamanı gelmiş fikirlerin önünde dünyanın en güçlü ordularının duramadığı görülmüştür.” dedi.
Bu haber toplam 1710 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Şırnak Canlı İzle
Günün Karikatürü









Bu habere ilk yorumu siz ekleyin.