Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Hostbine Bilişim
Foto Galeri
Video Galeri
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.223
Sitemizi bugün 2562 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 4443320 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu :

İRAN PROTESTOSU
31 Temmuz 2011 Pazar 21:43
Kandil Dağına yönelik askeri operasyon yapan İran, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Şırnak İl Başkanlığı tarafından düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto etti.
ŞIRNAKHABER – İran"ın Kandil Dağı"na yönelik süren askeri operasyonlarını protesto etmek amacıyla Şırnak"ta yüzlerce partili BDP Şırnak İl binası önünde toplanarak karayolları kavşağından Cumhuriyet meydanına kadar yürüyüş düzenledi. Ellerinde “Demokratik, Ekolojik, Cinsiyet Özgürlükçü Kürdistan"a doğru”, “Bir Gün O Ampul Sönecek” yazılı pankart bulunan grup "Baskılar bizi yıldıramaz", "İran şaşırma bizi dağa taşırma" ve "PKK halktır halk burada" sloganları atarak Cumhuriyet Meydanına kadar yürüdü.
Yürüyüşe BDP Şırnak İl Başkanı Abit İke, Balveren Belde Belediye Başkanı Abdulrezzak Yıldız ve İl Genel Meclis Başkanı Leyla Birlik ile çok sayıda kişi katıldı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan BDP İl Yöneticisi Selman Uysal “Bilindiği gibi AKP hükümeti üçüncü dönemdir Türkiye"yi yönetiyor. İktidara yerleştikleri 2002"den bu yana her fırsatta demokrasi ve insan haklarından bahseden AKP, ülkenin en büyük ve acilen çözülmesi gereken sorun olan Kürt sorununu ise henüz çözebilmiş değildir. Çözmekten öte soruna yaklaşımında, eski iktidarların anlayışlarına yeni yol ve yöntemler katarak devam etmiştir. Yani Kürt sorununun çözümünü çözümsüzlükte aramaya devam etmiştir. Bizler bugün son dönemde AKP"nin Kürt sorununa olan yaklaşımı ve bunun sonucu İran ile birlikte yürüttüğü yoğun askeri operasyonları kınamak ve ABD güdümündeki bu iki aktörü uyarmak için toplandık” dedi.
Uysal sözlerini şöyle sürdürdü:
“2009 yerel seçimlerinden sonra iktidar, Kürt siyasi hareketini tasfiye etmek için operasyonlar düzenlenmiş, aralarında seçilmişlerin de olduğu binlerce Kürt siyasetçiyi tutuklanmıştır. Kürt halkının 12 Haziran genel seçimlerindeki başarısının ardından da Kürt coğrafyasındaki yenilgiyi hazmedememiş ve planlarını bir bir devreye sokmuştur. Bunun için siyasi operasyonlarını devam ettirirken, bir yandan halkın demokratik isteklerine polis şiddetiyle cevap vermiştir. Öbür yandan da askeri operasyonları uluslararası bir komployla büyütmüştür. Yani hem içeriden hem de dışarıdan kurulan ittifak ve yapılan anlaşmalarla Kürt halkını boyunduruğu altına almaya çalışmaktadır. Tüm bunlar yaşanırken ABD"nin Ortadoğu"daki yeniden yapılanma planlarını es geçmiyoruz. Hükümet, ABD"nin Ortadoğu"daki taşeronluğu görevini üstlenmiştir. Yani tüm bu süreçler küresel egemen güçlerden bağımsız ele alınamaz. Hükümet, önce tüm bölge ülkelerine ziyaretlerde bulundu. Ardından İran ile üst üste görüşmeler yaptı. Bunun sonucunda da uluslararası hukuku çiğneyen, insani ve vicdani değerleri altüst eden, sivillerin yaşamlarına kasteden, yeni ve boyutları çok büyük olan bir çatışmalı sürecin başlaması sağlandı. Ortadoğu"nun, özellikle de Kürt coğrafyasının istikrarsızlığa sürüklenmesi ve savaş ortamının canlı tutulmaya çalışılması, ABD-İRAN-AKP ortaklığında yeni planların devreye sokulduğu sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ve uluslararası hukukun ilgili tüm maddelerine rağmen Türk ordusunun İran ile birlikte sınır aşıp askeri operasyonlar düzenlemesi karşısında sessiz kalmayacağız. ABD"den icazet alıp, bölgemizde bunu uygulayan; karşılığında ülkenin kaynaklarını peşkeş çeken AKP hükümetini uyarıyoruz. Aynı şekilde İran"ın son iki aydır yoğunlaştırdığı operasyonlarda kaybettiği yüzlerce askerini düşünerek bu yeni uluslararası komplonun oyuncağı olmaktan çıkmaya çağırıyoruz. Aksi halde Kürt halkı, sokak, mahalle ve köyden tüm coğrafyaya kadar yayarak sivil meşru demokratik direnişini büyütecektir. ABD taşeronu olan AKP"nin ve İran"ın üçlü ortaklığında yürütülen imha, inkar ve tasfiye politikalarının farkındayız. Ve uyarıyoruz. Operasyonları derhal durdurun. Böylesi çatışmalı bir süreçten kazançlı çıkılacağını umuyorsanız fazlasıyla yanılıyorsunuz. Sri Lanka"daki Tamil gerillalarına yönelik saldırıların benzerini gerçekleştirip Kürt halkının bitirilebileceğine inanıyorsanız yanılıyorsunuz. Burası Srilanka değil, burası 1000 yıllardır Kürt halkının üzerinde yaşadığı kadim Mezopotamya topraklarıdır. Coğrafi, örgütsel, iradesel ve daha sayamayacağımız birçok sebepten kaynaklı şiddet yoluyla PKK"nin bitirilemeyeceği açıktır. Şiddet ve savaşa endeksli bu anlayış sadece kayıpların sayısını artıracaktır. Son bir hafta içinde birçok PKK gerillası, Türk ve İran askeri yaşamlarını yitirdi. Bundan faydalanacak kimse yoktur”
Sorunun çözümü için birçok madde sıralayan Selman Uysal “Bu sebeplerden ötürü şunları açıkça ifade ediyoruz:
1. Türkiye hükümeti olan AKP"nin ve kanın derhal askeri operasyonları durdurması,
2. AKP"nin taşeronluğunda yürütülen yeni Ortadoğu planından derhal vazgeçilmesi,
3. Sayın Abdullah Öcalan"ın talep ettiği barış sürecine derhal geçilip, çözüm için Sayın Öcalan"ın koşullarının iyileştirilmesi,
4. ABD"nin ve İran"ın Kürt coğrafyasından kirli ellerini derhal çekmesi,
5. DTK nin ilan ettiği Demokratik Özerklik çözüm planının derhal meclis gündemine alınması,
6. AKP"nin Sayın Öcalan, BDP ve DTK şahsında Kürt halkına dönük saldırgan ve inkarcl yaklaşımlarına son vermesi,
7. Savaş ortamından çıkılıp onurlu ve kalıcı demokratik bir barış sürecinin başlatılması için yeni anayasa çalışmalarının, hakikatleri araştırma komisyonu ile bütünleştirilerek derhal uygulamaya geçilmesi
8. Meclisin tatilden dönerek derhal tutuklu bulunan Kürt siyasetçilerinin serbest bırakılması ve vekilliği düşürülen Hatip Dicle"nin vekilliğinin geri verilmesi gerekmektedir.
Aksi halde Kürt halkı, onun iradesi öncülüğünde demokratik ve haklı mücadelesini büyüterek devam ettirecek ve hakkını alana kadar kimseden bir şey beklemeden demokrasi ve özgürlüğe ulaşana dek yoluna devam edecektir. Dört parçadaki tüm yurtsever Kürt Halkını bu soykırıma karşı ortak demokratik meşru sivil eylemler yapmaya çağırıyoruz” dedi.
BDP İl yöneticisi Selman Uysal"ın konuşmasından sonra BDP İl Başkanı Abit İke Kürtçe yaptığı konuşmasında pazar gününe kadar İran ve Türkiye"nin operasyonları durdurmaması halinde Pazar günü bölge halkı olarak Hakkari"de bulunan Esendere Sınır Kapısı"na gidip Türk ve Kürt çocuklarının ölüme gitmesine engel olacaklarını ifade etti. (Sekvan KÜDEN)
Yürüyüşe BDP Şırnak İl Başkanı Abit İke, Balveren Belde Belediye Başkanı Abdulrezzak Yıldız ve İl Genel Meclis Başkanı Leyla Birlik ile çok sayıda kişi katıldı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan BDP İl Yöneticisi Selman Uysal “Bilindiği gibi AKP hükümeti üçüncü dönemdir Türkiye"yi yönetiyor. İktidara yerleştikleri 2002"den bu yana her fırsatta demokrasi ve insan haklarından bahseden AKP, ülkenin en büyük ve acilen çözülmesi gereken sorun olan Kürt sorununu ise henüz çözebilmiş değildir. Çözmekten öte soruna yaklaşımında, eski iktidarların anlayışlarına yeni yol ve yöntemler katarak devam etmiştir. Yani Kürt sorununun çözümünü çözümsüzlükte aramaya devam etmiştir. Bizler bugün son dönemde AKP"nin Kürt sorununa olan yaklaşımı ve bunun sonucu İran ile birlikte yürüttüğü yoğun askeri operasyonları kınamak ve ABD güdümündeki bu iki aktörü uyarmak için toplandık” dedi.
Uysal sözlerini şöyle sürdürdü:
“2009 yerel seçimlerinden sonra iktidar, Kürt siyasi hareketini tasfiye etmek için operasyonlar düzenlenmiş, aralarında seçilmişlerin de olduğu binlerce Kürt siyasetçiyi tutuklanmıştır. Kürt halkının 12 Haziran genel seçimlerindeki başarısının ardından da Kürt coğrafyasındaki yenilgiyi hazmedememiş ve planlarını bir bir devreye sokmuştur. Bunun için siyasi operasyonlarını devam ettirirken, bir yandan halkın demokratik isteklerine polis şiddetiyle cevap vermiştir. Öbür yandan da askeri operasyonları uluslararası bir komployla büyütmüştür. Yani hem içeriden hem de dışarıdan kurulan ittifak ve yapılan anlaşmalarla Kürt halkını boyunduruğu altına almaya çalışmaktadır. Tüm bunlar yaşanırken ABD"nin Ortadoğu"daki yeniden yapılanma planlarını es geçmiyoruz. Hükümet, ABD"nin Ortadoğu"daki taşeronluğu görevini üstlenmiştir. Yani tüm bu süreçler küresel egemen güçlerden bağımsız ele alınamaz. Hükümet, önce tüm bölge ülkelerine ziyaretlerde bulundu. Ardından İran ile üst üste görüşmeler yaptı. Bunun sonucunda da uluslararası hukuku çiğneyen, insani ve vicdani değerleri altüst eden, sivillerin yaşamlarına kasteden, yeni ve boyutları çok büyük olan bir çatışmalı sürecin başlaması sağlandı. Ortadoğu"nun, özellikle de Kürt coğrafyasının istikrarsızlığa sürüklenmesi ve savaş ortamının canlı tutulmaya çalışılması, ABD-İRAN-AKP ortaklığında yeni planların devreye sokulduğu sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ve uluslararası hukukun ilgili tüm maddelerine rağmen Türk ordusunun İran ile birlikte sınır aşıp askeri operasyonlar düzenlemesi karşısında sessiz kalmayacağız. ABD"den icazet alıp, bölgemizde bunu uygulayan; karşılığında ülkenin kaynaklarını peşkeş çeken AKP hükümetini uyarıyoruz. Aynı şekilde İran"ın son iki aydır yoğunlaştırdığı operasyonlarda kaybettiği yüzlerce askerini düşünerek bu yeni uluslararası komplonun oyuncağı olmaktan çıkmaya çağırıyoruz. Aksi halde Kürt halkı, sokak, mahalle ve köyden tüm coğrafyaya kadar yayarak sivil meşru demokratik direnişini büyütecektir. ABD taşeronu olan AKP"nin ve İran"ın üçlü ortaklığında yürütülen imha, inkar ve tasfiye politikalarının farkındayız. Ve uyarıyoruz. Operasyonları derhal durdurun. Böylesi çatışmalı bir süreçten kazançlı çıkılacağını umuyorsanız fazlasıyla yanılıyorsunuz. Sri Lanka"daki Tamil gerillalarına yönelik saldırıların benzerini gerçekleştirip Kürt halkının bitirilebileceğine inanıyorsanız yanılıyorsunuz. Burası Srilanka değil, burası 1000 yıllardır Kürt halkının üzerinde yaşadığı kadim Mezopotamya topraklarıdır. Coğrafi, örgütsel, iradesel ve daha sayamayacağımız birçok sebepten kaynaklı şiddet yoluyla PKK"nin bitirilemeyeceği açıktır. Şiddet ve savaşa endeksli bu anlayış sadece kayıpların sayısını artıracaktır. Son bir hafta içinde birçok PKK gerillası, Türk ve İran askeri yaşamlarını yitirdi. Bundan faydalanacak kimse yoktur”
Sorunun çözümü için birçok madde sıralayan Selman Uysal “Bu sebeplerden ötürü şunları açıkça ifade ediyoruz:
1. Türkiye hükümeti olan AKP"nin ve kanın derhal askeri operasyonları durdurması,
2. AKP"nin taşeronluğunda yürütülen yeni Ortadoğu planından derhal vazgeçilmesi,
3. Sayın Abdullah Öcalan"ın talep ettiği barış sürecine derhal geçilip, çözüm için Sayın Öcalan"ın koşullarının iyileştirilmesi,
4. ABD"nin ve İran"ın Kürt coğrafyasından kirli ellerini derhal çekmesi,
5. DTK nin ilan ettiği Demokratik Özerklik çözüm planının derhal meclis gündemine alınması,
6. AKP"nin Sayın Öcalan, BDP ve DTK şahsında Kürt halkına dönük saldırgan ve inkarcl yaklaşımlarına son vermesi,
7. Savaş ortamından çıkılıp onurlu ve kalıcı demokratik bir barış sürecinin başlatılması için yeni anayasa çalışmalarının, hakikatleri araştırma komisyonu ile bütünleştirilerek derhal uygulamaya geçilmesi
8. Meclisin tatilden dönerek derhal tutuklu bulunan Kürt siyasetçilerinin serbest bırakılması ve vekilliği düşürülen Hatip Dicle"nin vekilliğinin geri verilmesi gerekmektedir.
Aksi halde Kürt halkı, onun iradesi öncülüğünde demokratik ve haklı mücadelesini büyüterek devam ettirecek ve hakkını alana kadar kimseden bir şey beklemeden demokrasi ve özgürlüğe ulaşana dek yoluna devam edecektir. Dört parçadaki tüm yurtsever Kürt Halkını bu soykırıma karşı ortak demokratik meşru sivil eylemler yapmaya çağırıyoruz” dedi.
BDP İl yöneticisi Selman Uysal"ın konuşmasından sonra BDP İl Başkanı Abit İke Kürtçe yaptığı konuşmasında pazar gününe kadar İran ve Türkiye"nin operasyonları durdurmaması halinde Pazar günü bölge halkı olarak Hakkari"de bulunan Esendere Sınır Kapısı"na gidip Türk ve Kürt çocuklarının ölüme gitmesine engel olacaklarını ifade etti. (Sekvan KÜDEN)
Bu haber toplam 2770 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Şırnak Canlı İzle
Günün Karikatürü









Bu habere ilk yorumu siz ekleyin.