|
|
|
|
|
89 ADET GÜMRÜK KAÇAĞI CEP TELEFONU ELE GEÇİRİLDİ
ŞIRNAK KARA TESLİM
CADDE ÜZERİNE BIRAKILAN PİKNİK TÜPÜ BOMBA PANİĞİ YARATTI
Foto Galeri
Video Galeri
Anket
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.221
Sitemizi bugün 2571 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 3641127 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HASİP KAPLAN TBMM’YE BEŞ SORU ÖNERGESİ VERDİ

07 Ağustos 2010 Cumartesi 15:39
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan TBMM Başkanlığına, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cevaplaması istemiyle beş soru önergesi verdi.
ŞIRNAKHABER – Barış ve Demokrasi Partisi  (BDP) Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Türkiye Büyük Millet Meclisi  (TBMM) Başkanlığına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Anayasanın 98"nci ve İç tüzüğün 99"ncu maddesi uyarınca yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle beş soru önergesi verdi.
Kaplan soru önergelerinde şu ifadelere yer verdi:
“Emekli Koramiral Atilla Kıyat 1993-1997 yılları arasında OHAL bölgesi başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu da, yaşanan” faili meçhul cinayetlerin” devlet politikası olduğunu, bir televizyon kanalında açıkladı. Eski jandarma Genel Komutanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Durak bir gazetede röportajında : “biz öyle yetiştirildik ki, kültürel hareketleri de ayaklanma kabul ettik” “Susurluk raporunda “ işlenen faili meçhul cinayetlerin uzman çavuş düzeyine düştüğü, itirafçı, Jitem, Korucuların bu olaylarda kullanıldığı yazıldı. O dönem görevde olan Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Doğan Güreş, Mehmet Ağar sorumlu makamdaydı.
SORULAR
1-1993-1997 yılları arasında kaç faili meçhul cinayet işlendi, bunlar resmi devlet politikası mıydı?
2-Sorumlular hakkında ne tür işlem yapıldı? AİHM de kaç dava kaybedildi? Bu davalar nedeniyle faillerin sorumluluğuna gidildi mi? ödenen tazminatlar nedeniyle “rücu” yoluna gidildi mi?
3-İdam cezasının kaldırılmasından sonra kaç faili meçhul cinayet işlendi?
4-Devletin Siyaset belgesinde o dönem alınmış kararlar var mı?
5-Hizbullah örgütü bu olaylarda ne kadar kullanıldı? Kaç dava açıldı, ne zaman etkisiz hale getirildi?

Referandum çalışmaları nedeniyle gittiğiniz illerde, devlet otobüsünü, uçağını kullandığınız görülüyor. Bir siyasi parti genel başkanı sıfatıyla, parti adına yürüttüğünüz faaliyetlerde hazine yardımı alan bir parti olarak siyasi etik açıdan sorgulanabilir bu durum ger gün medyada yer almaktadır.
SORULAR
1-Devlet uçağını, otobüsünü referandum mitingleri esnasında ne kadar kullandınız?
2-Referandumda kullandığınız devlet olanakları nedeniyle ne kadar gider oldu, ödendi?
3-Hazine yardımı alan bir parti olarak siyasi etik açıdan bu uygulamaya son vermeyi düşünüyor musunuz?

İstanbul"da açılan Balyoz davası ve diğer çete davalarında “ Eylem destek Planı” ile seçilmiş, mecliste grup kurmuş önceleri DTP, şimdide BDP ile ilgili olarak, TSK" nın bir eylem planı dahilinde suç teşkil eden uygulamaları basına yansıdı. Dolmabahçe görüşmesi esnasında, Büyükanıt ile görüşmeniz ardından, protokollerde dahi asgari nezaket kuralları hiçe sayılarak görüşmeyeceğinizi açıkladınız. Son YAŞ kararları dikkate alındığında bugüne kadar yaşananların dışında bir uygulamaya tanık olduk. Mili Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı hukukçuları farklı raporlar sundular.
SORULAR
1-Yargıya intikal etmiş planlar hala tarafınızdan uygulanmakta mıdır?
2-YAŞ kararları nedeniyle hükümetinizin iki ayrı bakanlığının farklı iki rapor sunması, çelişkili olmasını nasıl izah edersiniz?
3-YAŞ kararları nedeniyle terfi, emeklilik ve yeniden yapılanmada, emekliye ayrılacak bir genelkurmay Başkanı ile Başbakan ve Cumhurbaşkanının görüşmesi ve mutabakat aranmasında hangi ölçütler uygulandı?

Bursa'nın İnegöl ilçesinde 25 Temmuz"da Kürtlere yönelik gerçekleşen linç girişimine ilişkin İHD"nin hazırladığı raporda; İnegöl"de Kürtlerin sokağa çıkamaz hale geldiğini, hayatlarının tehdit altında olduğunu belirtiliyor.
Raporda linç girişimine maruz kalan halktan, esnaftan, demokratik kitle örgütlerinden her kesimin beyanları alınarak hazırlanmış; İçişleri Bakanı Beşir Atalay, İnegöl Kaymakamı Durmuş Gençer, İlçe Emniyet Müdürü ve Garnizon Komutanı tarafından saldırının üstünün örtülmek istendiği belirtilmekte, İnegöl"e bağlı Huzur mahallesinde oturan Kürtlerin artık sokağa bile çıkamaz hale geldiği, hayatlarının tehdit altında olduğunu ifade edilmektedir.
Saldırganlardan 42"sinin serbest bırakıldığına dikkat çekilen raporda; ''Sadece göstermelik olarak birkaç genci tutukladılar ancak esas provokatörler serbest bırakılarak hala bölgede ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar. Kuşkusuz bu linçlerin sorumluları iktidar sevdasıyla milleti birbirine kışkırtan İktidar ve Ana Muhalefettir. Biz insan hakları savunucuları olarak derhal bu söylemlere son verilmesi ve tehlike altında olan Kürt halkını koruyacak önlemler alınmasını istiyoruz.''
SORULAR
1-Linç girişimi bir insanlık suçudur, farklı ırklara soykırım tarzında ki saldırganlık suç olduğu gibi, güvenlik güçlerine saldırı, araçlarının tahribi, yaralanması devlet otoritesine karşı bir başkaldırı suçu olmasına rağmen, olayın “alkol-ticaret” anlaşmazlığı olarak gösterilmesi, örtbas edilmesi hükümetin politikası mıdır?
2-Raporda iddia edildiğine göre hala Kürtlerin Huzur mahallesinden çıkamaz durumda olduğu, tehdidin sürdüğü belirtilmektedir. Bu tehdidi yapanlar kimlerdir haklarında ne tür işlem yapılmıştır?

Hatay"ın Dörtyol ilçesinde 26 Temmuz"da meydana gelen olaylarda Mehmet Bozkurt adlı Urfalı bir vatandaşın karakol bahçesinde sekiz kurşunla yaralandığı ve bu durumun kamuoyundan gizlendiği ortaya çıktı. Konuyla ilgilenen BDP Urfa Milletvekili İbrahim Binici, günlerdir araştırdığını, ancak devletin bu olayı çok gizli tuttuğunu söyledi. Hastanede ziyarette bulunan Binici, hasta odasında birkaç şüpheli şahısın olduğunu ve Mehmet Bozkurt"un kendileriyle konuşurken çok tedirgin olduğunu belirtti. Devletin, Bozkurt"u suçluluk psikolojisi içinde gizli gizli tedavi ettiğini ifade eden Binici, “Devlet bu kadar küçülemez. Yaralının "basın ve siyasi partiler gelirse görüşmeyeceksiniz" gibi tehditler aldığını anladık. Dörtyol"da 26 Temmuz günü çıkan olaylarda dehşet verici bir gelişmenin devlet tarafından gizlendiği ortaya çıktı. Önce, dört polisin öldürülmesinin ardından, ilçede "polis katilleri yakalandı" diye söylenti yayıldı. Aynı dakikalarda ise Erzin Kaplıcalarından tatilden dönen Urfalı Mehmet Bozkurt (32) ve üç arkadaşının bulunduğu 63 ZM 134 plakalı araç polisler tarafından durduruldu. Aracın direksiyonuna geçen polis tarafından şahıslar Dörtyol Emniyet Müdürlüğü"ne götürüldü. Bozkurt ve arkadaşlarına emniyetin bahçesinde polis olup olmadıkları bilinmeyen iki sivil tarafından ateş açıldı ve yayılan söylenti ile orada toplananlar tarafından linç edilmek istendiler. Açılan ateşte Mehmet Bozkurt sekiz kurşunla yaralandı. Şahıslar linç girişiminden kaçırılarak, kurtarılırken, Bozkurt ise hastanede yoğun bakıma alındı. Radikal gazetesinin manşetten verdiği haberle kamuoyu bilgilenmiştir. Ancak resmi makamlar bu konuda açıklama yapmamış, adeta saldırganları gizlemiş, BDP Eş Genel Başkanlarının bulunduğu heyetin Dörtyol"a girmesi engellenmiştir. Hatay mitinginde Başbakan yaptığı konuşmada mecliste grubu bulunan bir siyasi parti liderine “ne işin var Dörtyol"da polis misin.”diyebilmiş, yasak ve engeli savunmuştur.
SORULAR
1-Dörtyol Emniyet Müdürlüğü bahçesinde Mehmet Bozkurt isimli yurttaşımızı polis gözetiminde kim kurşunladı. Emniyet ve TV kameraları ile sabit bu olay hakkında ne yaptınız, neden gizlediniz? Yargıya neden intikal ettirmediniz neden kamuoyundan gizlediniz? Bu nedenle mi BDP heyetinin girişini engellediniz?
2-BDP heyetine yasak koyarken olaylarda taraf olan MHP heyetine neden izin verdiniz. Mecliste grubu bulunan bir partiyi yasaklamak, engellemek ve gerçekleri gizlemek demokratik bir toplum ile bağdaşıyor mu?
Bu haber toplam 3530 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Şırnak Canlı İzle
İSRAİL
Günün Karikatürü
Karikatür