|
|
|
|
|
SELVİ KILIÇDAROĞLU, ANNELER GÜNÜ'NDE ULUDERELİ ANNELERİ ZİYARET ETTİ
MASA TENİSİ ŞAMPİYONLARINA MADALYA VERİLDİ
ŞIRNAK MYO ÇOCUK ŞENLİĞİ DÜZENLEDİ
Foto Galeri
Video Galeri
Anket
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.222
Sitemizi bugün 2537 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 4443295 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HASİP KAPLAN BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

11 Ocak 2012 Çarşamba 17:23
BDP Şırnak Milletvekili ve Grup Başkanvekili Hasip Kaplan düzenlediği basın toplantısında “Meclis İnsan Hakları Komisyonu, Anayasanın 90’ncı maddesini (uluslararası sözleşmeler iç hukukun üstünde uygulanır hükmü), AİHS’nin 6’ncı maddesini (adil yargılanma
ŞIRNAKHABER - Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Şırnak Milletvekili ve Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, basın toplantısı düzenledi. TBMM Teşkilat kanunun değiştirildiğini belirten Kaplan, “Artık İnsan hakları Komisyonu"nun kanun tasarı ve teklifleri görüşmesi usulü de kabul edildi, komisyonun denetim dışında yasama faaliyetlerine katılması sağlandı. Komisyonun ilk görüştüğü teklif AKP"li Kubat"ın kişiye özel yasa olarak önerdiği "Tecridin kalıcılaştırılması-savunma hakkının yok edilmesi-avukat/aile görüşme hakkının tamamen ortadan kaldırılmasını" içeren özel "İmralı Teklifi" oldu. Teklif 10 Ocak günü komisyonda görüşüldü, denetim dışında yasama sürecine ilişkin ilk görevinde; AKP çoğunluklu İnsan Hakları Komisyonu teklifi uygun görerek skandal bir karara imza attı. Teklif bugün de Adalet Komisyonu"nda görüşülüyor, öyle anlaşılıyor ki, hükümetin acelesi var. Meclis İnsan Hakları Komisyonu, Anayasanın 90"ncı maddesini (uluslararası sözleşmeler iç hukukun üstünde uygulanır hükmü), AİHS"nin 6"ncı maddesini (adil yargılanma ve savunma hakkında silahların eşitliğini), 1136 sayılı avukatlık kanununu ihlal etti, çiğnedi, AKP"nin insan hakları anlayışı doğrultusunda hareket etti, deyim yerindeyse intihar etti! Komisyon artık insan haklarını denetlemekten çıktı, hükümetin icraatlarına noter makamı olarak yasama yürütmenin emrine girmiş oldu. Uluslar arası sözleşmeler; başta BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, AİHS"nin adil yargılanmaya ilişkin, iddia ve savunmanın eşitliğine ilişkin hükümleri açıkça ihlal edilirken, ulusal kanunlarımızda 1136 sayılı özel avukatlık kanunu da by-pass edilerek; Adil yargılamada mahkemenin üçlü saç ayağından kutsal olan savunma hakkı tamamen ortadan kaldırılıyor.” diye konuştu.

KİŞİYE ÖZEL YASA
Kaplan şöyle dedi: “Hukuk devletinde kişiye özel yasa, uygulama olur mu? Elbette olmaz. Ancak; söz konusu kişi İmralı ve Abdullah Öcalan olunca sözleşmeleri, kanunları, evrensel hukuku by-pass etmek, ihlal etmek alışkanlık haline geldi ve Türkiye AİHM"in 60 yıllık ulusal üstü yargı tarihinde savunma hakkının en çok ihlal edildiği dava olarak Öcalan/Türkiye davasında mahkûm oldu ve artık üniversitelerde ders olarak bu içtihat okutulmaktadır. 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana tam 5 ay 17 gündür, Öcalan"ın aile/avukat görüşmeleri koster/hava bozuk gibi "sudan" bahanelerle engelleniyor. Öcalan"ın 40 avukatı savunma görevleri nedeniyle tutuklandıktan, savunma hakkı fiilen sona erdirildikten sonra şimdi de bu yeni düzenlemeyi yasalaştırmaya çalışan hükümet yeni bir skandala imza atıyor. Kişiye özel gibi gözüken bu kanun teklifi ile Özel Yetkili Mahkemelerde yargılanan binlerce tutuklu/hükümlü de aynı zamanda tehdit altına alınıyor. Hükümet, Adalet Bakanlığı kanalıyla istediği kişiye 6 ayda bir İnfaz hakimliği kararı ile görüşme yasakları koyarak tecridi kalıcılaştırmak, savunma hakkını tamamen ortadan kaldırmak, hak arama özgürlüğünü yok etmek istemektedir. Bundan sonra siyasi davaların tümünde görüşmelerde infaz hâkimliği memurları hazır bulunacak, memurlar tutanak tutacak, ihbar edecek, savcılar harekete geçecek, kendilerinin tayin ettiği hâkimler de kararları verecek. İşkenceye hukuksal kılıf aranırken, savunma/adil yargılanma hakkı tamamen ortadan kaldırılmaktadır. 1993 yılında 25 savunma avukatı DGM"de görevlerinden dolayı yargılanmıştı, şimdi AKP hükümeti 40 avukatı Özel Mahkemelerde yargılamak üzere tutuklattı. AKP iktidarı, 12 Eylül referandumu ile AİHM"e bireysel başvuru yollarını kapatarak, Anayasa Mahkemesi"ne bu yolu açarak, hukuksuzluğunu siyasallaştırdığı yargı önünde sürdürmek istemiştir. Bu durum Türkiye"nin başına yeni felaketler açacaktır.
Başbakanlık nezdindeki İnsan Hakları Üst Kurulunu çalışamaz duruma getiren yürütme, yasama alanına el atmış, İçtüzük ve Anayasa hükümlerini ihlal ederek, İnsan hakları Komisyonunu iktidarın Noteri durumuna sokmuş, KHK"lerle de Ombudsmanlık Kurumunu sulandırmış, emrine almıştır. BM İnsan Hakları Mekanizmalarının (BM avukatlarının rolü üzerine temel ilkeler ihlal ediliyor/Türkiye"nin insan hakları savunucularına yönelik yükümlülükleri kaldırılıyor), Anayasa Mahkemesi sonrası AİHM"in, UCM"nin, CPT"nin devreye girmesini sağlayacak ve siyasallaşan yargı uluslararası arenada tartışmanın yolu açılmış olacaktır. Uyarıyoruz; Savunma avukatları müvekkilleriyle özdeşleştirilerek, avukat edinme hakkı yok ediliyor, görevleri nedeniyle iddia edilen suçlarda Bakanlık izni kaldırılıyor. Polis/savcılar birleşiyor silahların eşitliği yok ediliyor. Cezaevlerinde işkencecilere dokunulmazlık sağlanıyor. İnsan hakları savunucuları tehdit altına alınıyor. İhlal eden güvenlik güçlerine karşı davalara giren avukatlar hedef haline getiriliyor. AKP Hükümeti"nin Türkiye"yi getirdiği nokta budur. Dışarıda özgürlükleri, demokrasiyi askıya alan Hükümet, cezaevlerindeki binlerce siyasi tutuklu ve hükümlüyü de yeni bir takım düzenlemelerle tecrit altına almaya tümüyle toplumsal, siyasal alandan izole etmeye çalışıyor.
AKP"nin ileri demokrasisiyle Türkiye"nin varacağı nokta ileri cezaevidir. İmralı-Oslo sürecinden sonra gelinen nokta düşündürücüdür. Bu tür uygulamalar sorunları çözmediği gibi toplumsal barışı dinamitleyen yaklaşımlardır.”
Bu haber toplam 1095 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Şırnak Canlı İzle
İSRAİL
Günün Karikatürü
Karikatür