|
|
|
|
|
89 ADET GÜMRÜK KAÇAĞI CEP TELEFONU ELE GEÇİRİLDİ
ŞIRNAK KARA TESLİM
CADDE ÜZERİNE BIRAKILAN PİKNİK TÜPÜ BOMBA PANİĞİ YARATTI
Foto Galeri
Video Galeri
Anket
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.223
Sitemizi bugün 2413 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 3640969 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HASİP KAPLAN BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

25 Şubat 2010 Perşembe 10:21
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan yazılı bir basın açıklaması yaptı.
ŞIRNAKHABER - Barış ve Demokrasi Partisi Şırnak Milletvekili Hasip kaplan yazılı bir basın açıklaması yaptı. Kaplan basın açıklamasında, “AB Müktesebatının Üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Program"ına göre kamu kaynağı kullanan ancak Sayıştay denetimi kapsamında bulunmayan kuruluşların Sayıştay denetimi kapsamına alınması ve özel kanunların çeşitli kurumlara Sayıştay denetiminden muafiyet tanınmasına imkan veren maddelerin kaldırılması, Kamu kaynaklarının kullanımının parlamento denetlenmesine imkan sağlanması açısından Sayıştay Kanunu teklifinin Plan ve Bütçe komisyonunda görüşülmesine başlanacaktır. Demokratikleşmenin ve hukuk devletinin en önemli iki denetim yolu Yargısal denetim ile Mali denetimdir. Bu nedenle askeri bütçe ve harcamalar üzerinde etkili bir denetim sağlanması, Savunma Sanayi Desteklenme Fonunun halen bütçe ve parlamento denetimi dışında olması, askeri harcamaların harcama sonrası hesap kayıtlarına göre ve masa başında yapılmasının önlenmesi, denetçilerin mahallinde görev yapmasının sağlanması kaygıları bu yasa tasarısı ile sürmektedir.” ifadeleri kullandı.
Şırnak Milletvekili Kaplan, “AB 2009 İlerleme raporuna göre de; askeri taşınır malların denetiminin etkin olarak sağlanması, kayıp silah ve mühimmat konularında sorumlulukların belirlenmesi için,Genel Kurmay Başkanlığının MSB" na bağlanması, MGK"nın kaldırılması,TSK İç Hizmet kanunun 35 nci maddesinin kaldırılması gibi düzenlemelerle birlikte ele alınması,askeri vesayetin kaldırılması,güvenlik güçlerinin sivil otoritenin emrinde olması zorunludur. Ancak; 1997 EMASYA Gizli Protokolu kaldırılmasına rağmen, direktifleri durmaktadır. CMK 250 nci madde ile darbe, ulusal güvenliği tehdit eden organize suçlar nedeniyle askeri personelin Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanması kabul edilmiş, ilgi hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.Kamu güvenliği müsteşarlığının kurulması ile jandarma ve polis güçleri,İçişleri bakanlığının denetimine verilmiştir.
HYSK ve Anayasa Mahkemesi reformu yapılmadığı gibi,2007 yılında faaliyete geçmesi gereken “Bölge Mahkemeleri” de faaliyete geçmedi. “Özel Ağır Ceza Mahkemeleri” ve “Özel Yetkili Savcılar”, Sıkıyönetim Mahkemeleri yerine kurulan DGM"lerin AİHM tarafından “bağımsız ve tarafsız” görülmemesi üzerine kuruldu. Sonuç olarak İstiklal Mahkemelerinden, Özel Ağır Ceza mahkemelerine kadar kurulan “Olağanüstü Mahkemeler”, olağanüstü yargılama geleneğini sürdürmektedir.
AK Parti hükümetleri sekiz yıldır, HYSK" da Adalet Bakanı ve Müsteşarı ile temsil edilmekte, özel yetkili savcı ve yargıçların atamasına imza atmaktadır. Terör ve güvenlik gerekçesi ile açılan soruşturmalarda artık kantarın topuzu kaçmıştır. KCK silahlı illegal bir örgüt olarak tanımlanmasına rağmen, belediye başkanları, parti yöneticileri DTP/BDP"nin 1500"ü aşkın üyesi gizli dinleme kayıtlarına dayanılarak bir yılı aşkın süredir operasyona tabi tutulurken, kelepçelenirken soruşturmalarda bugüne kadar bir çakı ve şiddet eyleminin dahi bulunmaması, Erzincan-Erzurum hattı, Ergenekon soruşturmaları yargının tepesinde derin krize yol açmıştır.
TBMM arşivinde bulunan İstiklal mahkemeleri ile Yüce Divan evraklarının kamuya açılmaması "olağanüstü mahkemeler" sürecinin sürdürülmesi, AB ilerleme raporunda yapılması gereken reformların, "açılım" adı altında sunulması, "Yargısal denetim" konusunda siyasi iktidarların "yargıyı siyasallaştırma" ve "kadrolaşma" kaygıları krizin temel kaynağını oluşturmaktadır.” dedi.
Kaplan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “İktidar ve güç odağı olma hevesleri, siyasi hesaplaşma toplumu "Laik-Anti laik", "sağcı- solcu", "Alevi-Sunni", "Türk-Kürt" "Zengin-Fakir" çatışma ve gerilimine doğru hızla sürüklenmektedir. Şiddet eğilimleri artmakta, toplumsal bir travmaya doğru gidilmekte, meclisi çözümsüz kalmaktadır. Sokakta ki vatandaş ne oluyor? kaygısını yaşamakta, parti kapatmalar yeni darbe girişimleri konuşulmaktadır.
Önemli yasal düzenlemeler, Anayasa ve yargı reformları toplumsal mutabakatı zorunlu kılmaktadır. Cumhurbaşkanı derhal liderler zirvesini toplamalı, Mecliste grubu bulunan partilerin diyalog ve uzlaşma zemini yakalaması için Meclis başkanlığı harekete geçmelidir.
Sorunların çözüm adresi meclistir, meclis çözüm yeri olmaktan çıktığı takdirde; halka gitmekten başka çare bulunmamaktadır.”
Bu haber toplam 4245 defa okunmuştur
Şırnak Canlı İzle
İSRAİL
Günün Karikatürü
Karikatür