Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Hostbine Bilişim
Foto Galeri
Video Galeri
Link Bankası
İstatistik
İp Adresiniz: 38.107.179.222
Sitemizi bugün 2487 kişi ziyaret etmiştir.
Sitemizi şuana kadar toplam 4443245 kişi ziyaret etmiştir.
Karakter boyutu :

DOÇ.DR. AÇIKALIN’DAN NUH’UN GEMİSİ ARAŞTIRMASI
02 Şubat 2012 Perşembe 15:58
“Tefsir literatüründe Nuh (A.S) kıssası” konusunda araştırma yapan Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bünyamin Açıkalın, Kur’an- Kerim’in birçok tefsirinde Hz. Nuh’un Gemisi’nin Cudi Dağı oturduğunun işaret edildiğini söyledi.
ŞIRNAK HABER-Son dönemlerde Hz. Nuh"un Gemisinin Ağrı"da olduğu iddiaları üzerine Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr.Bünyamin Açıkalın yaptığı araştırmayı gazetecilerle paylaştı.
Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bünyamin Açıkalın: “Şırnak Şehr-i Nuh ile özdeşleştiği için böyle bir çalışma yapmak istedim. Çalışmada tefsir literatürden yararlandım. Tefsir, Kuranı Kerimin yorumlanmasıyla ilgili kaynaklardır. Eski zamanlardan beri yazılmış kaynaklar var. O kaynaklarda Hz. Nuh ile ilgili ne anlatılıyor? Özellikle tufan ve işte geminin oturduğu yerle ilgili neler yazıyor. Tefsir literatüründe araştırdım. 8 sayfalık bir tebliğ sundum. Benim gördüğüm tefsir kaynaklarında öncelikle tefsirlerde Kuranı Kerimle ilgili ayeti kerime var. "Gemi oturdu diyor." O oturma ile ilgili ayetin tefsirinde gördüğüm tefsirlerin büyük çoğunluğunda bu bölge tarif ediliyor. Tabi bu bölgeyi o dönemin coğrafi paylaşımında Ceziratü İbni Ömer diye geçiyor büyük çoğunluğunda. Tefsirlerde "İbni Ömer Cezirisi denilen bölge Cudi Dağıdır." deniyor. Hem bu klasik ilk dönem klasik tefsirlerde hem de çağdaş tefsirlerde de durum böyle. Son yazılan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan Kuran Yolu tefsiridir ki o tefsir gerçekten büyük bir emeğin mahsulüdür. O dönem ben de Marmara Üniversitesinde çalışıyordum. Son derece ciddi bir çalışmadır. Kuran Yolu tefsirinde de Cudi Dağı işaret ediliyor. Kendi tebliğimde de buna yer verdim. İkinci cildinde günümüzde Şırnak"ın Cizre ilçesinde bulunan Cizre"ye 17 km mesafede bulunan Cudi Dağıdır deniyor. Diyanet İşyeri Başkanlığınca yayınlanan İslam ansiklopedisi var. Orada da Cudi maddesi geçiyor Ahmet Bedir hoca yazmış. İlgili olayın Cudi Dağında geçtiğine dair bilgiler var. Olay çok eski tarihlerde olduğu için hiç kimse bu konuda "kesinlikle buradadır." diyemiyor. Tefsir kaynaklarında da başlangıçta Cudi Dağı"ndan bahsedilse de ikinci üçüncü rivayetlerde başka seçeneklerden de söz ediliyor. Bu dağın Lübnan"daki şu dağda olabilir bazıları Ağrı"da olabilir diyor. Kesinlik şuan için yok. Kimsenin şu anda ispat etmesi de mümkün değil. Ama tefsir literatüründeki kaynaklarda öncelikle Cudi Dağı işaret ediliyor. Problem biraz şundan kaynaklanıyor. Kuran-ı Kerim"de Cudi diye geçiyor geminin oturduğu dağ. Tevrat"ta ise Ararat Dağı diye geçiyor. Bu Ağrı Dağıdır. Günümüzde Ararat Dağı Ağrı diye meşhur olmuş ama eski dönemlerde coğrafi isimlendirmeler günümüzdeki gibi olmayabilir. Mesela tefsirlerden birinde Tevrat"ta geçen Ararat dağından yola çıkarak şöyle bir bilgi vermişler; eskiden Ararat denilen yer eskiden Şırnak ve çevresini de içine alan geniş bir Urartu Uygarlığının sınırları içerisindeydi. Tevrat"ta geçen Ararat kavramı "Ararat dağına oturdu." demesi o zamanki Ararat ve Urartular dediğimiz bölge "günümüzde Cudi Dağını da içine alan bir coğrafyadır." diyor tefsirlerden birisi. Deliller diyebileceğimiz emarelerde var. Mesela Hz. Nuh Geminin oturmasından önce dua etmiş. Hz Nuh "Yarabbi beni bereketli topraklara indir." şeklinde duası var. Allah"u Teala"nın da Hz Peygamberin duasını kabul ettiği düşünülür. Onu toprağı bereketli bir yere indirmesi beklenir. Dolayısıyla Cudi Dağına baktığımızda orada tarıma ve hayvancılığa elverişli bir alanın olması bu "Bereketli yere indir" kavramı ile de örtüşüyor. Zaten "Cud" kelimesi de kelime olarak incelendiğinde bereket manası var. Dolayısıyla bu da Nuh"un gemisinin bu bölgede oturduğuna dair bir emaredir. Bu bölgede halk arasında dolaşan birçok şey var. Yaşlılarla konuştuğumuzda Yoğurtçular isminde bir köy var. Orada eskilerin Nuh makamı diye bir yeri ziyaret ettikleri söyleniyor. Çok eskiden gelen bir gelenek ve söylenti var. Böyle bir olayın olmasa nesilden nesile aktarılmasa sadece bir söylenti olmaz. Ağrı dağı ile ilgili böyle bir şey var mı bilmiyorum.”dedi.
“"Heştan" yani 80 köyünün de Şırnak"ta olması da tefsirdeki bilgilerle uyuşuyor.”
Tefsirlerde anlatıldığına göre Hz. Nuh ile birlikte gemide 80 kişi olduğunun yazıldığını belirten Açıkalın, şöyle devam etti: “Yani Tufandan sonra 80 kişinin kurtulduğu söyleniyor. Dolayısıyla oradaki köyün "Heştan" yani 80 köyünün de Şırnak"ta olması da tefsirdeki bilgilerle uyuşuyor. Bununla ilgili çok sayıda da yayın var. Benim bildiğim şu ana kadar bu alanda bir arkeolojik çalışma yapılmamış. Temel problem Tevrat"ta Ararat diye geçiyor demesi. Tevrat"ta Gemi Cudi"ye oturdu demiyor. Hıristiyanlık mı doğru söylüyor, Kuran"mı doğru söylüyor diye bir çekişme var. Hıristiyanlar Ağrı Dağı"nda olduğunu ispat etme gayretine düşmüşler "Müslümanlarda Cudi Dağına oturduğunu ispat etme gayretine düştüler" gibi bir çekişme ortamı da doğmuş olabilir. Ama doğru ne ise odur. Biz Kuranda verilen bilgiler ne onu söylüyoruz. Çağdaş Müfessirlerden Süleyman Ateş hocanın da biliyorsunuz Kuran-ı Kerim Medine"de peygamber efendimizin olduğu ortamda indi. O dönemde Medine"de Yahudiler var. O Yahudilerin ellerinde de Tevrat metinleri var. Süleyman hoca aslında Ararat geçtiğine de karşı çıkıyor Tevrat"ta. Çünkü tefsirinde belirtmiş bana da mantıklı geldi. Eğer Ararat yazıyor olsaydı o dönemde Yahudiler peygamber efendimize itiraz ederlerdi. Sizin Kuranınız doğru söylemiyor. Bizim elimizdeki Tevrat metinlerinde Nuh"un Gemisi"nin Ararat"ta oturduğu yazıyor derlerdi. Yakup el Hamedi"nin kitabında peygamber efendimiz dönemindeki Yahudilerin elinde bulunan eski Tevrat metinlerinde de geminin Cudi"ye oturduğuna dair bilgiler yer alıyor. Ararat dağına oturduğuna dair tek bilgi Tevrat"ta var. Ama tefsir kaynaklarında da geçiyordur en kuvvetli görüşler öncelikle zikredilir. Ondan sonra en kuvvetli gördüğü görüşü önce yazar ama daha sonra bununla ilgili şöyle rivayetlerde vardır. Tefsirlerde Hz. Nuh"un tufandan sonraki hayatı ile ilgili de bilgi verilmiş. Ama bunda da bir netlik yok. Türbenin burada olması tarihi gerçeklerle uyuşuyor mu? O konuda bir şey söyleyemem, bir araştırmam olmadı. Ama bu durumda Cudi Dağı"nda olma ihtimalini güçlendiriyor. Tefsir literatüründe Hz. Nuh"un olayını anlattım. "Nuh Tufanı"ndan öncesinden başlayarak niçin tufan oldu. Tufan esnasında ne oldu. Tufandan sonra nasıl oldu." diye tefsir kaynakları da olay nasıl anlatılıyor kısaca anlatmaya çalıştım tefsir literatürüne dayanarak. Kuranı kerimde bir ayet geçiyor. Biz o Nuh"un gemisini geride kalanlar için bir delil bir işaret olarak terk ettik, bıraktık." diye geçiyor. Bu ayeti kerimenin tefsirinde sahabe döneminde bile bazı sahabelerin biz gittik o geminin kalıntılarını gördük dedikleri var rivayetlerde. Hatta tebliğimi de bu şekilde bitirdim. Bu Allah"u Tealanın bir emridir. Buranın ziyaret açılması o gemini kalıntıları varsa açığa çıkarılması ve geriden gelenlerin ibret alıp Allahın büyüklüğünü anlamaları için oranın ziyarete açılması gerektiğine dair tefsir kaynakları var. Allah"u Teala buyuruyor ki "Biz Nuh aleyhi selam"ın gemisinin kalıntılarını geride kalanlar için bizi gösteren işaret olarak bıraktık." Dolaysıyla Allah insanların orayı gezip görmelerini tavsiye ediyor. Bu tavsiye neticesinde aslında dolaylıda olsa bir emridir geminin oturduğu yerin ziyaret açılması. Olay, dolaylı olarak Allah"u Teala"nın bir buyruğu olarak değerlendirilebilir. Şu anda güvenlik sorunu nedeniyle ziyaret edilemiyor. Bu tefsir heyetin hazırladığı tefsirdir. Burada Şırnak"ın Cizre ilçesindeki yakınlarında bulunan Cudi Dağını oturmuş olduğu söyleniyor. Diyanet İşleri Başkanlığının İslam ansiklopedisi var. Oradaki Cudi maddesinde de geçiyor. Ahmet Bedir hocanın kuranı kerim atlası var. Kuranı kerimde geçen coğrafi mekanlar araştırılmış, günümüzde bu mekanlar nereye tekamül ediyor onu araştırmış bunlardan biride Cudi Dağı. İlgili tefsirlerde öncelikle Cudi Dağı"ndan bahsedildiğinde bu bölgenin anlatılması, Dicle Nehri"nin sözünün geçmesi, Kuranı Kerim"de Hz Nuh"un "Beni bereketli yere indir." demesi üzerine bereketli toprakların burayı çağrıştırması anlatılır. Cudi Dağı bölgesinde Silopi ovası var. Bereketli topraklar var. Ararat Dağı her ne kadar geçiyorsa da Ararat"ta o dönemin coğrafi sınırlarını düşündüğünüz zaman bu Cudi Dağını da içine alan bir kelimedir. Orada Ararat"ın geçmesi bile günümüzde Cudi"yi içine aldığını söyleyebiliriz. Bu açıdan bakıldığında Kuranı Kerim ve Tevrat"ın birbiri ile örtüştüğünü de söyleyebiliriz. Hz. Nuh Tufan"ının burada olduğu ve tefsir kaynaklarında daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Kazıların yapılması lazım. Bu konu burada efsane olmuş, Herkes "Gemi"nin çivisini bulduk, parçalarını bulduk." diyor bunların araştırılması lazım. Kesin bir yargıda bulunamıyor kimse çok eski tarihlerde olduğu için. Ararat dağın da bir dönem Japonlar araştırma yaptı ama onun sonuçları ne kadar kamuoyunu tatmin ettiği düşünülmelidir. İlmi hakikatler değişmez. Tefsirlerde öncelikle Cudi geçtiğinde Cizre"yi işaret etmeleri hakikatini kemse değiştiremez.”dedi.
Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bünyamin Açıkalın: “Şırnak Şehr-i Nuh ile özdeşleştiği için böyle bir çalışma yapmak istedim. Çalışmada tefsir literatürden yararlandım. Tefsir, Kuranı Kerimin yorumlanmasıyla ilgili kaynaklardır. Eski zamanlardan beri yazılmış kaynaklar var. O kaynaklarda Hz. Nuh ile ilgili ne anlatılıyor? Özellikle tufan ve işte geminin oturduğu yerle ilgili neler yazıyor. Tefsir literatüründe araştırdım. 8 sayfalık bir tebliğ sundum. Benim gördüğüm tefsir kaynaklarında öncelikle tefsirlerde Kuranı Kerimle ilgili ayeti kerime var. "Gemi oturdu diyor." O oturma ile ilgili ayetin tefsirinde gördüğüm tefsirlerin büyük çoğunluğunda bu bölge tarif ediliyor. Tabi bu bölgeyi o dönemin coğrafi paylaşımında Ceziratü İbni Ömer diye geçiyor büyük çoğunluğunda. Tefsirlerde "İbni Ömer Cezirisi denilen bölge Cudi Dağıdır." deniyor. Hem bu klasik ilk dönem klasik tefsirlerde hem de çağdaş tefsirlerde de durum böyle. Son yazılan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan Kuran Yolu tefsiridir ki o tefsir gerçekten büyük bir emeğin mahsulüdür. O dönem ben de Marmara Üniversitesinde çalışıyordum. Son derece ciddi bir çalışmadır. Kuran Yolu tefsirinde de Cudi Dağı işaret ediliyor. Kendi tebliğimde de buna yer verdim. İkinci cildinde günümüzde Şırnak"ın Cizre ilçesinde bulunan Cizre"ye 17 km mesafede bulunan Cudi Dağıdır deniyor. Diyanet İşyeri Başkanlığınca yayınlanan İslam ansiklopedisi var. Orada da Cudi maddesi geçiyor Ahmet Bedir hoca yazmış. İlgili olayın Cudi Dağında geçtiğine dair bilgiler var. Olay çok eski tarihlerde olduğu için hiç kimse bu konuda "kesinlikle buradadır." diyemiyor. Tefsir kaynaklarında da başlangıçta Cudi Dağı"ndan bahsedilse de ikinci üçüncü rivayetlerde başka seçeneklerden de söz ediliyor. Bu dağın Lübnan"daki şu dağda olabilir bazıları Ağrı"da olabilir diyor. Kesinlik şuan için yok. Kimsenin şu anda ispat etmesi de mümkün değil. Ama tefsir literatüründeki kaynaklarda öncelikle Cudi Dağı işaret ediliyor. Problem biraz şundan kaynaklanıyor. Kuran-ı Kerim"de Cudi diye geçiyor geminin oturduğu dağ. Tevrat"ta ise Ararat Dağı diye geçiyor. Bu Ağrı Dağıdır. Günümüzde Ararat Dağı Ağrı diye meşhur olmuş ama eski dönemlerde coğrafi isimlendirmeler günümüzdeki gibi olmayabilir. Mesela tefsirlerden birinde Tevrat"ta geçen Ararat dağından yola çıkarak şöyle bir bilgi vermişler; eskiden Ararat denilen yer eskiden Şırnak ve çevresini de içine alan geniş bir Urartu Uygarlığının sınırları içerisindeydi. Tevrat"ta geçen Ararat kavramı "Ararat dağına oturdu." demesi o zamanki Ararat ve Urartular dediğimiz bölge "günümüzde Cudi Dağını da içine alan bir coğrafyadır." diyor tefsirlerden birisi. Deliller diyebileceğimiz emarelerde var. Mesela Hz. Nuh Geminin oturmasından önce dua etmiş. Hz Nuh "Yarabbi beni bereketli topraklara indir." şeklinde duası var. Allah"u Teala"nın da Hz Peygamberin duasını kabul ettiği düşünülür. Onu toprağı bereketli bir yere indirmesi beklenir. Dolayısıyla Cudi Dağına baktığımızda orada tarıma ve hayvancılığa elverişli bir alanın olması bu "Bereketli yere indir" kavramı ile de örtüşüyor. Zaten "Cud" kelimesi de kelime olarak incelendiğinde bereket manası var. Dolayısıyla bu da Nuh"un gemisinin bu bölgede oturduğuna dair bir emaredir. Bu bölgede halk arasında dolaşan birçok şey var. Yaşlılarla konuştuğumuzda Yoğurtçular isminde bir köy var. Orada eskilerin Nuh makamı diye bir yeri ziyaret ettikleri söyleniyor. Çok eskiden gelen bir gelenek ve söylenti var. Böyle bir olayın olmasa nesilden nesile aktarılmasa sadece bir söylenti olmaz. Ağrı dağı ile ilgili böyle bir şey var mı bilmiyorum.”dedi.
“"Heştan" yani 80 köyünün de Şırnak"ta olması da tefsirdeki bilgilerle uyuşuyor.”
Tefsirlerde anlatıldığına göre Hz. Nuh ile birlikte gemide 80 kişi olduğunun yazıldığını belirten Açıkalın, şöyle devam etti: “Yani Tufandan sonra 80 kişinin kurtulduğu söyleniyor. Dolayısıyla oradaki köyün "Heştan" yani 80 köyünün de Şırnak"ta olması da tefsirdeki bilgilerle uyuşuyor. Bununla ilgili çok sayıda da yayın var. Benim bildiğim şu ana kadar bu alanda bir arkeolojik çalışma yapılmamış. Temel problem Tevrat"ta Ararat diye geçiyor demesi. Tevrat"ta Gemi Cudi"ye oturdu demiyor. Hıristiyanlık mı doğru söylüyor, Kuran"mı doğru söylüyor diye bir çekişme var. Hıristiyanlar Ağrı Dağı"nda olduğunu ispat etme gayretine düşmüşler "Müslümanlarda Cudi Dağına oturduğunu ispat etme gayretine düştüler" gibi bir çekişme ortamı da doğmuş olabilir. Ama doğru ne ise odur. Biz Kuranda verilen bilgiler ne onu söylüyoruz. Çağdaş Müfessirlerden Süleyman Ateş hocanın da biliyorsunuz Kuran-ı Kerim Medine"de peygamber efendimizin olduğu ortamda indi. O dönemde Medine"de Yahudiler var. O Yahudilerin ellerinde de Tevrat metinleri var. Süleyman hoca aslında Ararat geçtiğine de karşı çıkıyor Tevrat"ta. Çünkü tefsirinde belirtmiş bana da mantıklı geldi. Eğer Ararat yazıyor olsaydı o dönemde Yahudiler peygamber efendimize itiraz ederlerdi. Sizin Kuranınız doğru söylemiyor. Bizim elimizdeki Tevrat metinlerinde Nuh"un Gemisi"nin Ararat"ta oturduğu yazıyor derlerdi. Yakup el Hamedi"nin kitabında peygamber efendimiz dönemindeki Yahudilerin elinde bulunan eski Tevrat metinlerinde de geminin Cudi"ye oturduğuna dair bilgiler yer alıyor. Ararat dağına oturduğuna dair tek bilgi Tevrat"ta var. Ama tefsir kaynaklarında da geçiyordur en kuvvetli görüşler öncelikle zikredilir. Ondan sonra en kuvvetli gördüğü görüşü önce yazar ama daha sonra bununla ilgili şöyle rivayetlerde vardır. Tefsirlerde Hz. Nuh"un tufandan sonraki hayatı ile ilgili de bilgi verilmiş. Ama bunda da bir netlik yok. Türbenin burada olması tarihi gerçeklerle uyuşuyor mu? O konuda bir şey söyleyemem, bir araştırmam olmadı. Ama bu durumda Cudi Dağı"nda olma ihtimalini güçlendiriyor. Tefsir literatüründe Hz. Nuh"un olayını anlattım. "Nuh Tufanı"ndan öncesinden başlayarak niçin tufan oldu. Tufan esnasında ne oldu. Tufandan sonra nasıl oldu." diye tefsir kaynakları da olay nasıl anlatılıyor kısaca anlatmaya çalıştım tefsir literatürüne dayanarak. Kuranı kerimde bir ayet geçiyor. Biz o Nuh"un gemisini geride kalanlar için bir delil bir işaret olarak terk ettik, bıraktık." diye geçiyor. Bu ayeti kerimenin tefsirinde sahabe döneminde bile bazı sahabelerin biz gittik o geminin kalıntılarını gördük dedikleri var rivayetlerde. Hatta tebliğimi de bu şekilde bitirdim. Bu Allah"u Tealanın bir emridir. Buranın ziyaret açılması o gemini kalıntıları varsa açığa çıkarılması ve geriden gelenlerin ibret alıp Allahın büyüklüğünü anlamaları için oranın ziyarete açılması gerektiğine dair tefsir kaynakları var. Allah"u Teala buyuruyor ki "Biz Nuh aleyhi selam"ın gemisinin kalıntılarını geride kalanlar için bizi gösteren işaret olarak bıraktık." Dolaysıyla Allah insanların orayı gezip görmelerini tavsiye ediyor. Bu tavsiye neticesinde aslında dolaylıda olsa bir emridir geminin oturduğu yerin ziyaret açılması. Olay, dolaylı olarak Allah"u Teala"nın bir buyruğu olarak değerlendirilebilir. Şu anda güvenlik sorunu nedeniyle ziyaret edilemiyor. Bu tefsir heyetin hazırladığı tefsirdir. Burada Şırnak"ın Cizre ilçesindeki yakınlarında bulunan Cudi Dağını oturmuş olduğu söyleniyor. Diyanet İşleri Başkanlığının İslam ansiklopedisi var. Oradaki Cudi maddesinde de geçiyor. Ahmet Bedir hocanın kuranı kerim atlası var. Kuranı kerimde geçen coğrafi mekanlar araştırılmış, günümüzde bu mekanlar nereye tekamül ediyor onu araştırmış bunlardan biride Cudi Dağı. İlgili tefsirlerde öncelikle Cudi Dağı"ndan bahsedildiğinde bu bölgenin anlatılması, Dicle Nehri"nin sözünün geçmesi, Kuranı Kerim"de Hz Nuh"un "Beni bereketli yere indir." demesi üzerine bereketli toprakların burayı çağrıştırması anlatılır. Cudi Dağı bölgesinde Silopi ovası var. Bereketli topraklar var. Ararat Dağı her ne kadar geçiyorsa da Ararat"ta o dönemin coğrafi sınırlarını düşündüğünüz zaman bu Cudi Dağını da içine alan bir kelimedir. Orada Ararat"ın geçmesi bile günümüzde Cudi"yi içine aldığını söyleyebiliriz. Bu açıdan bakıldığında Kuranı Kerim ve Tevrat"ın birbiri ile örtüştüğünü de söyleyebiliriz. Hz. Nuh Tufan"ının burada olduğu ve tefsir kaynaklarında daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Kazıların yapılması lazım. Bu konu burada efsane olmuş, Herkes "Gemi"nin çivisini bulduk, parçalarını bulduk." diyor bunların araştırılması lazım. Kesin bir yargıda bulunamıyor kimse çok eski tarihlerde olduğu için. Ararat dağın da bir dönem Japonlar araştırma yaptı ama onun sonuçları ne kadar kamuoyunu tatmin ettiği düşünülmelidir. İlmi hakikatler değişmez. Tefsirlerde öncelikle Cudi geçtiğinde Cizre"yi işaret etmeleri hakikatini kemse değiştiremez.”dedi.
Bu haber toplam 1030 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Şırnak Canlı İzle
Günün Karikatürü









Bu habere ilk yorumu siz ekleyin.